Kelimeler arşivi içinde; başında "samı" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. samı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu samı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde samı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAMIRDANMAK
SAMIDANMAK, SAMIRDAMAK
SAMIRAMAK
SAMIBAĞI, SAMIRSAK, SAMITMAK
SAMIRTI, SAMITEL, SAMITRA
SAMIRA
SAMIK, SAMIL, SAMIR, SAMIT
SAMI
SAMI
Boyunduruğa geçirilen, öküzlerin bağlanmasına yarayan demir ya da ağaç çubuklar, boyunduruk zelvesi. Boyunduruk zelvesi. Boyunduruk üzerinde, hayvanın boynunun geçtiği ve alt uçlarından iple veya zincirle bağlanan ağaç çubuklar (Erzincan Merkez).
SAMITMAK
1.Surat asmak. 2.Düşünceli, üzgün durmak. Üzgün ve düşünceli olmak, somurtmak. İzini belli etmemek. Ereğini şaşmak, yön değişmek.
SAMIDANMAK
Mırıldanmak.
SAMIBAĞI
Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.
SAMITEL
Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.
SAMIR
Dağlarda, ormanlık bölgelerde yetişen bodur çayır. Gübre.
SAMIRDAMAK
1.Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. 2.Anlamsız konuşmak, saçmalamak. 3.Çok konuşmak. Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak.
SAMIRTI
Yüksek seslek konuşma, gürültülü ses. Hımırtı, sayıklama tarzında çıkarılan ses.
SAMIL
Ağaç dallarında biriken kar.
SAMIRDANMAK
Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak.
SAMIRAMAK
Sayıklamak, uykuda söylenmek.
SAMIRA
Gübre.
SAMITRA
Saz bitkisi.
SAMIK
Aptal, sersem, budala.
SAMIT
Tat. Deli. (Köy oyunu): Anadolu'da sessiz ve sözsüz köy oyunlarına verilen ad. Sessiz ve sözsüz köy oyunlarına verilen ad. (bk. IâI.).
SAMIRSAK
Sarmısak. Sarımsak - samırsa: sarımsağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAMI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
KAPSAMLI
Kapsamı olan. Kapsamı geniş olan, şümullü.
HUNHAR
Kana susamış, kan dökücü.
TEŞMİL
Kapsamına alma, genişletme, yayma.
KONTENJAN
Bir yükümlülük veya yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk. Bir kuruluşun veya bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı. Bir malın, alım satım veya dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı.
PORTRECİ
Portre ressamı.
SUSUZLUK
Susuz olma durumu, kuraklık. Susamış olma durumu.
SEHPA
Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı. Küçük masa. Ressamın üzerinde çalıştığı tablosunu yerleştirdiği genellikle tahtadan yapılmış destek. Darağacı.
SİGORTASIZ
Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.
ŞÜMULLENDİRMEK
Etkisini, çevresini, kapsamını genişletmek, yaymak.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
GENİŞ
Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
TAHİN
Öğütülmüş susamın koyu sıvı durumu.
BİLİNÇALTI
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
SİGORTALI
Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.
SUSUZ
Suyu olmayan, suyu bulunmayan. Yağmursuz, kurak geçen. Su olmadan. Suyu çok az olan. Kars iline bağlı ilçelerden biri. Susamış olan.
SUSAKLIK
Susamış olma durumu. Salaklık, aptallık.
SUSAK
Susamış olan, susayan. Su kabağından yapılmış veya ağaçtan oyulmuş maşrapa. Salak, aptal.
BİREY
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.