SAMI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "samı" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. samı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu samı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde samı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SAMIRDANMAK

10 harfli kelimeler

SAMIDANMAK, SAMIRDAMAK

9 harfli kelimeler

SAMIRAMAK

8 harfli kelimeler

SAMIBAĞI, SAMIRSAK, SAMITMAK

7 harfli kelimeler

SAMIRTI, SAMITEL, SAMITRA

6 harfli kelimeler

SAMIRA

5 harfli kelimeler

SAMIK, SAMIL, SAMIR, SAMIT

4 harfli kelimeler

SAMI

Bazı kelimelerin anlamları

SAMI

Boyunduruğa geçirilen, öküzlerin bağlanmasına yarayan demir ya da ağaç çubuklar, boyunduruk zelvesi. Boyunduruk zelvesi. Boyunduruk üzerinde, hayvanın boynunun geçtiği ve alt uçlarından iple veya zincirle bağlanan ağaç çubuklar (Erzincan Merkez).

SAMIT

Tat. Deli. (Köy oyunu): Anadolu'da sessiz ve sözsüz köy oyunlarına verilen ad. Sessiz ve sözsüz köy oyunlarına verilen ad. (bk. IâI.).

SAMIRA

Gübre.

SAMIRDAMAK

1.Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. 2.Anlamsız konuşmak, saçmalamak. 3.Çok konuşmak. Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak.

SAMIRSAK

Sarmısak. Sarımsak - samırsa: sarımsağı.

SAMITMAK

1.Surat asmak. 2.Düşünceli, üzgün durmak. Üzgün ve düşünceli olmak, somurtmak. İzini belli etmemek. Ereğini şaşmak, yön değişmek.

SAMIBAĞI

Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.

SAMIRTI

Yüksek seslek konuşma, gürültülü ses. Hımırtı, sayıklama tarzında çıkarılan ses.

SAMIR

Dağlarda, ormanlık bölgelerde yetişen bodur çayır. Gübre.

SAMITEL

Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.

SAMIRDANMAK

Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak.

SAMIL

Ağaç dallarında biriken kar.

SAMIK

Aptal, sersem, budala.

SAMIRAMAK

Sayıklamak, uykuda söylenmek.

SAMIDANMAK

Mırıldanmak.

SAMITRA

Saz bitkisi.

  -   -   -  

Anlamında SAMI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAMI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SUSAKLIK

Susamış olma durumu. Salaklık, aptallık.

GENİŞ

Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

BİREY

Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

SUSAK

Susamış olan, susayan. Su kabağından yapılmış veya ağaçtan oyulmuş maşrapa. Salak, aptal.

ŞÜMULLENDİRMEK

Etkisini, çevresini, kapsamını genişletmek, yaymak.

KONTENJAN

Bir yükümlülük veya yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk. Bir kuruluşun veya bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı. Bir malın, alım satım veya dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı.

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

SUSUZLUK

Susuz olma durumu, kuraklık. Susamış olma durumu.

TAHİN

Öğütülmüş susamın koyu sıvı durumu.

BİLİNÇALTI

Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.

SİGORTASIZ

Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.

SEHPA

Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı. Küçük masa. Ressamın üzerinde çalıştığı tablosunu yerleştirdiği genellikle tahtadan yapılmış destek. Darağacı.

PORTRECİ

Portre ressamı.

SUSUZ

Suyu olmayan, suyu bulunmayan. Yağmursuz, kurak geçen. Su olmadan. Suyu çok az olan. Kars iline bağlı ilçelerden biri. Susamış olan.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

HUNHAR

Kana susamış, kan dökücü.

SİGORTALI

Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.

KAPSAMLI

Kapsamı olan. Kapsamı geniş olan, şümullü.

OKRAMAK

Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek.

TEŞMİL

Kapsamına alma, genişletme, yayma.