SAHİL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sahil" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. sahil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sahil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sahil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SAHİLEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

SAHİLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

SAHİLCEYLAN

10 harfli kelimeler

SAHİLEŞMEK

9 harfli kelimeler

SAHİLEŞME, SAHİLKENT

8 harfli kelimeler

SAHİLDAR, SAHİLKÖY

5 harfli kelimeler

SAHİL

Bazı kelimelerin anlamları

SAHİL

Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı.

SAHİLEŞTİRMEK

Gerçek bir durum almasını sağlamak, gerçekleştirmek.

SAHİLDAR

Kıyıdaş.

SAHİLEŞMEK

Gerçek bir durum almak, gerçekleşmek.

SAHİLEŞME

Sahileşmek işi.

SAHİLEŞTİRME

Sahileştirmek işi.

SAHİLKÖY

İstanbul ilinde, Yeşilvadi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya ilinde, Akçadağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ili, Tepehan bucağına bağlı bir bölge. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ili, Ayvacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehri, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, Almus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAHİLCEYLAN

Muğla ili, Kemer nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAHİLKENT

Antalya şehrinde, Finike belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehri, Bafra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında SAHİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAHİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEYİL

Kuytu, ılık yer : Kışın seyile, yazın yaylaya göçerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil.

YAKA

Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

YALI

Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.

ÇENİK

Deniz kıyısına yakın yerler, sahil.

GEÇA

Taraf, kıyı, sahil.

SAHEL

Arapça kökenli sâhil: sahil.

AMFİYOKSUS

Omurgalıların en basit biçimini oluşturan, kolumna vertebralisleri bulunmayan, kordata grubunda yer alan ve deniz sahillerinde kumların oluşturduğu oyuklarda yaşayan canlı hayvan.

GEDE

Çelimsiz, zayıf, cüce kişi. Annesi babası olmayan kişi. Aç gözlü, obur kişi. Arsız kişi. Yaşına göre daha akıllı görünen kişi. Niteliği düşük, kötü, aşağı (adam). Cimri. Karnı şiş, hastalıklı kişi. Erkek çocuğu. Sahil. Boyunduruğun sabana takılan kısmı. Gelişmemiş. Kötü. Çocuk.

SAR

1.Sahillerde yetişen, kerestesi çürük bir çeşit çam. 2.Ağaçtan elde edilen odun. Sağır. Zar, yufka deri. Sevindiren, sevinç veren.

KIYIDAŞ

Aynı denizde kıyısı olan ülke veya şehirlerden her biri, sahildar.

LİTORAL

Suların en yüksek olduğu düzeyle en alçak olduğu düzey arasında kalan, sürekli olarak suyla örtülü olmayan sahil bölgesi.

SEHİL

1.Sıcak yerler : Bu sene yaylaya göçmedi, sehilde kaldı. 2.Ilıman, kuytu, gölgelik yerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil. Sahil, deniz kenarı, denize yakın bölgeler, Çukurova.

İNTERDİAL

Gel-git' in alt ve üst sınırı arasındaki sahil hattı.

GARGALAK

Dalgaların sahile vurduğu odun ve ağaç parçaları. Selin getirdiği çör çöp.

SAYİL

Sahil.

ALTINGÖZ

Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, irili ufaklı göllerde, nehirlerde, göç zamanı denizlerde toplu hâlde bulunan, yalnız Karadeniz sahillerinde kışlayan bir dalıcı ördek türü. Altın gözlü ördek.

KIYI

Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.

CENİK

Ova. Havası sıcak ve kuru yer. Deniz kıyısına yakın yerler, sahil. Uzak, bilinmeyen yerler. Köy. Atik, çevik. Gözü açık ve becerikli. Bir cins armut. Çevresine altınlar sıralanmış olan fes. Köpek yavrusu. Besili, güzel boynuzlu küçük manda. Kısa boylu yaramaz at. Ufak tefek olduğu halde kuvvetli adam. Yaşça büyük, vücutça küçük, biçimsiz manda. Fese dikilen altın. Sahil. Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışın oturdukları geçici yerleşmelere Doğu Karadeniz yöresinde verilen yerel ad. bk. kışlak, oba.

ROZET

Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.

BICAK

Çakı. Köşe, bucak, uç, açı. Irmak kenarı, sahil. Raf.