Kelimeler arşivi içinde; başında "sahil" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. sahil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sahil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sahil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAHİLEŞTİRMEK
SAHİLEŞTİRME
SAHİLCEYLAN
SAHİLEŞMEK
SAHİLEŞME, SAHİLKENT
SAHİLDAR, SAHİLKÖY
SAHİL
SAHİL
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı.
SAHİLEŞTİRMEK
Gerçek bir durum almasını sağlamak, gerçekleştirmek.
SAHİLDAR
Kıyıdaş.
SAHİLEŞMEK
Gerçek bir durum almak, gerçekleşmek.
SAHİLEŞME
Sahileşmek işi.
SAHİLEŞTİRME
Sahileştirmek işi.
SAHİLKÖY
İstanbul ilinde, Yeşilvadi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya ilinde, Akçadağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ili, Tepehan bucağına bağlı bir bölge. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ili, Ayvacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehri, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, Almus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SAHİLCEYLAN
Muğla ili, Kemer nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SAHİLKENT
Antalya şehrinde, Finike belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehri, Bafra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAHİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEYİL
Kuytu, ılık yer : Kışın seyile, yazın yaylaya göçerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil.
YAKA
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.
YALI
Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.
ÇENİK
Deniz kıyısına yakın yerler, sahil.
GEÇA
Taraf, kıyı, sahil.
SAHEL
Arapça kökenli sâhil: sahil.
AMFİYOKSUS
Omurgalıların en basit biçimini oluşturan, kolumna vertebralisleri bulunmayan, kordata grubunda yer alan ve deniz sahillerinde kumların oluşturduğu oyuklarda yaşayan canlı hayvan.
GEDE
Çelimsiz, zayıf, cüce kişi. Annesi babası olmayan kişi. Aç gözlü, obur kişi. Arsız kişi. Yaşına göre daha akıllı görünen kişi. Niteliği düşük, kötü, aşağı (adam). Cimri. Karnı şiş, hastalıklı kişi. Erkek çocuğu. Sahil. Boyunduruğun sabana takılan kısmı. Gelişmemiş. Kötü. Çocuk.
SAR
1.Sahillerde yetişen, kerestesi çürük bir çeşit çam. 2.Ağaçtan elde edilen odun. Sağır. Zar, yufka deri. Sevindiren, sevinç veren.
KIYIDAŞ
Aynı denizde kıyısı olan ülke veya şehirlerden her biri, sahildar.
LİTORAL
Suların en yüksek olduğu düzeyle en alçak olduğu düzey arasında kalan, sürekli olarak suyla örtülü olmayan sahil bölgesi.
SEHİL
1.Sıcak yerler : Bu sene yaylaya göçmedi, sehilde kaldı. 2.Ilıman, kuytu, gölgelik yerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil. Sahil, deniz kenarı, denize yakın bölgeler, Çukurova.
İNTERDİAL
Gel-git' in alt ve üst sınırı arasındaki sahil hattı.
GARGALAK
Dalgaların sahile vurduğu odun ve ağaç parçaları. Selin getirdiği çör çöp.
SAYİL
Sahil.
ALTINGÖZ
Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, irili ufaklı göllerde, nehirlerde, göç zamanı denizlerde toplu hâlde bulunan, yalnız Karadeniz sahillerinde kışlayan bir dalıcı ördek türü. Altın gözlü ördek.
KIYI
Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.
CENİK
Ova. Havası sıcak ve kuru yer. Deniz kıyısına yakın yerler, sahil. Uzak, bilinmeyen yerler. Köy. Atik, çevik. Gözü açık ve becerikli. Bir cins armut. Çevresine altınlar sıralanmış olan fes. Köpek yavrusu. Besili, güzel boynuzlu küçük manda. Kısa boylu yaramaz at. Ufak tefek olduğu halde kuvvetli adam. Yaşça büyük, vücutça küçük, biçimsiz manda. Fese dikilen altın. Sahil. Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışın oturdukları geçici yerleşmelere Doğu Karadeniz yöresinde verilen yerel ad. bk. kışlak, oba.
ROZET
Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.
BICAK
Çakı. Köşe, bucak, uç, açı. Irmak kenarı, sahil. Raf.