Kelimeler arşivi içinde; başında "sabu" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. sabu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sabu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sabu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SABUNLAŞTIRMAK, SABUNCUKARGASI
SABUNLAŞTIRMA
SABUNCUPINAR
SABUNLAŞMAK, SABUNLANMAK, SABUKLANMAK, SABUNKÖPÜĞÜ, SABUNÇİÇEĞİ
SABUNLAŞMA, SABUNLANMA, SABUNLANIŞ, SABUNLAMAK, SABUNDURUK, SABUNCULUK, SABUNCULAR, SABUNLAYIŞ, SABUKLANMA, SABUKLAMAK
SABUNHANE, SABUNLAMA, SABUKLAMA, SABUNTAŞI
SABUNLUK, SABUNSUZ, SABURLAR, SABUNLAR, SABUNİYE, SABULLUK
SABUNCU, SABUNLU
SABURA
SABUN, SABUK, SABUH, SABUR
SABU
SABU
Aklı ermeyen küçük çocuk.
SABUNÇİÇEĞİ
Sabunotu, çöğenotu, saponaria officinalis, caryophylaceae.
SABUNLANMA
Sabunlanmak işi.
SABUKLANMAK
Dinlenmek.
SABUNLAŞTIRMA
Sabunlaştırmak işi.
SABUNKÖPÜĞÜ
Gelip geçici, önemsiz.
SABUNLANIŞ
Sabunlanma işi.
SABUNCUPINAR
Kütahya şehrindene bağlı bir yerleşim bölgesi.
SABUNLAŞMA
Bitkisel veya hayvansal yağların sabun durumuna dönüşmesi.
SABUNCULUK
Sabuncunun işi.
SABUNLAMAK
Herhangi bir şeyi sabun sürerek yıkamak. Bir nesneyi sabun sürerek kaygan duruma getirmek.
SABUNDURUK
Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap.
SABUNLAŞMAK
Sabun durumuna gelmek.
SABUNCUKARGASI
Saksağan kuşu.
SABUNLAŞTIRMAK
Bir maddeyi sabun durumuna dönüştürmek.
SABUNLANMAK
Sabunlama işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SABU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SABUNLU
İçinde sabun eritilmiş. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış.
LİFLEMEK
Vücudu lifle sabunlamak.
ABIZAMBAK
Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan. Saçma sapan, gelişi güzel konuşan. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Ahmak, budala, sersem, aptal.
HEZEYAN
Saçmalama. Sayıklama. Sabuklanma.
SABUNHANE
Sabun yapılmış olan yer.
SABUKLANMA
Bazı hastalıklarda görülen abuk sabuk konuşma, anlamsız davranışlarda bulunma vb. belirtiler gösteren ruh bozukluğu, hezeyan.
SABUNLAYIŞ
Sabunlama işi.
LİFLENMEK
Lif oluşmak. Lifle sabunlanmak.
KETENCİK
Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus). Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa).
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
SABUNLUK
İçine sabun konulan küçük kap. Sabun yapımına elverişli olan.
SAÇMALIK
Saçma konulan yer. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış içinde olma, abukluk, abuk sabukluk, abuk subukluk, absürtlük. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse.
ABICAMBAK
Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan.
SABUNSUZ
İçinde sabun bulunmayan. Sabun sürülmeden.
ABILOBUT
İri, Şişman, hantal. Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan. Ahmak, budala, sersem, aptal. Perişan, pejmürde. Geniş yüzlü, kaba saba ve aptal kişi.
SABUNLAMA
Sabunlamak işi.
GLİSERİN
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH).
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).