Kelimeler arşivi içinde; başında "saça" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. saça ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu saça ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SAÇAKLIKUŞAK
SAÇAKHAMURU, SAÇAKLANMAK
SAÇABİLMEK, SAÇAKLANMA, SAÇALANMAK
SAÇABİLME, SAÇALTINI, SAÇALAMAK, SAÇALANMA
SAÇALAMA, SAÇAYAĞI, SAÇATURA, SAÇARASI, SAÇAKLIK
SAÇANAK, SAÇAKLI, SAÇAYAK
SAÇAĞI
SAÇAN, SAÇAK
SAÇA
SAÇA
Kefalın küçük yavrusu.
SAÇABİLME
Saçabilmek işi.
SAÇALANMA
Saçalanmak işi.
SAÇABİLMEK
Saçma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAÇALTINI
Gelinlerin saçlarına taktıkları küçük altınlar.
SAÇAKLANMAK
Kenarları saçak gibi olmak.
SAÇARASI
Bakır tava içine konulan yağlı hamur parçalarının üstüne saç kapanıp altında ve üstünde ateş yakılarak pişirilen ekmek.
SAÇAYAĞI
Kayseri şehri, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Çetinkaya bucağına bağlı bir yer.
SAÇAKLANMA
Saçaklanmak işi.
SAÇALANMAK
Saçılmak, dökülmek.
SAÇALAMA
Saçalamak işi.
SAÇATURA
Yaka gizli dikişi. (Aksaray Niğde).
SAÇALAMAK
Saçmak, serpmek.
SAÇAKHAMURU
Bir çeşit makarna.
SAÇAKLIK
Tavan arası. Çatının yapıdan dışa uzanan bölümü, saçak.
SAÇAKLIKUŞAK
Kadınların üçetek giydikleri zaman bellerine doladıkları kalın kuşak. (Celiptaş Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde SAÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖRTEN
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.
SAÇAKLI
Saçağı olan.
SİRRUS
Saçak bulut.
POŞU
Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.
MAYTAP
Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek.
IŞINLI
Işın veren, ışın saçan.
PÜSKÜL
Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.
KURDELE
Geniş ipekli şerit. Belli bir biçim verilmiş saça veya giysinin yakasına takılan ince kumaş.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
SAYVAN
Güneşten, yağmurdan korunmak için veya süs olarak bir şeyin üzerine çekilen dam saçağı gibi düz veya eğimli örtü. Kulak kepçesi. Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer.
GAZIŞIL
Gazışı ile ilgili, gazışı saçabilen.
MARKİZ
Markinin karısı. Bir kapı veya pencere önünde yağmurdan korunmak için yapılmış olan saçak. İki kişilik, alçak, oldukça geniş koltuk.
ÇELEN
Ev saçağı.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
SERPİCİ
Su serpen veya su saçan alet.
SANCAK
Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.
GİRİŞİMÖLÇER
Işık girişim saçaklarını uzaktan ölçmeye yarayan araç, interferometre.
ŞALE
Uzun saçaklı çatısı olan alçak dağ konutu.
HÜZMELİ
Işık saçan.