Kelimeler arşivinde; içinde "sabu" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sabu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sabu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sabu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SABUNCUKARGASI, SABUNLAŞTIRMAK
SABUNLAŞTIRMA
SABUNCUPINAR
SABUKLANMAK, KARGASABUNU, SABUNKÖPÜĞÜ, SABUNÇİÇEĞİ, SABUNLANMAK, SABUNLAŞMAK
SABUKLANMA, SABUKLAMAK, SABUNCULAR, SABUNLAYIŞ, SABUNLAŞMA, SABUNLANMA, SABUNLANIŞ, SABUNLAMAK, SABUNDURUK, SABUNCULUK
SABUNLAMA, SABUNHANE, SABUNTAŞI, KASABURUK, SABUKLAMA
SABULLUK, SABUNLAR, SABURLAR, KASABURA, SABUNSUZ, SABUNLUK, SABUNİYE
SABUNLU, SABUNCU
SABURA
SABUK, SABUR, SABUN, SABUH
SABU
SABU
Aklı ermeyen küçük çocuk.
SABUKLAMAK
Abuk sabuk, saçma sapan söz söylemek.
SABUNCUKARGASI
Saksağan kuşu.
SABUNLAYIŞ
Sabunlama işi.
SABUNLANMAK
Sabunlama işi yapılmak.
SABUNLAŞMA
Bitkisel veya hayvansal yağların sabun durumuna dönüşmesi.
SABUNLAŞMAK
Sabun durumuna gelmek.
SABUNCUPINAR
Kütahya şehrindene bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARGASABUNU
Su kenarlarında çıkan, iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot.
SABUNKÖPÜĞÜ
Gelip geçici, önemsiz.
SABUNLAŞTIRMA
Sabunlaştırmak işi.
SABUNCULAR
Kastamonu kenti, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu kenti, Seydiler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SABUKLANMAK
Dinlenmek.
SABUNLAŞTIRMAK
Bir maddeyi sabun durumuna dönüştürmek.
SABUKLANMA
Bazı hastalıklarda görülen abuk sabuk konuşma, anlamsız davranışlarda bulunma vb. belirtiler gösteren ruh bozukluğu, hezeyan.
SABUNÇİÇEĞİ
Sabunotu, çöğenotu, saponaria officinalis, caryophylaceae.
Bu bölümde tanımı içerisinde SABU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SABUNLANIŞ
Sabunlanma işi.
LİFLEMEK
Vücudu lifle sabunlamak.
SABUNLAMAK
Herhangi bir şeyi sabun sürerek yıkamak. Bir nesneyi sabun sürerek kaygan duruma getirmek.
SABUNLAMA
Sabunlamak işi.
GLİSERİN
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH).
SABUNSUZ
İçinde sabun bulunmayan. Sabun sürülmeden.
SABUNHANE
Sabun yapılmış olan yer.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
LİFLENMEK
Lif oluşmak. Lifle sabunlanmak.
HEZEYAN
Saçmalama. Sayıklama. Sabuklanma.
SABUNLUK
İçine sabun konulan küçük kap. Sabun yapımına elverişli olan.
ABICAMBAK
Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan.
SAÇMALIK
Saçma konulan yer. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış içinde olma, abukluk, abuk sabukluk, abuk subukluk, absürtlük. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış.
SABUNLU
İçinde sabun eritilmiş. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış.
KETENCİK
Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus). Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa).
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse.
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).
SABUNCULUK
Sabuncunun işi.
SABUNLANMA
Sabunlanmak işi.