Kelimeler arşivi içinde; başında "sabi" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. sabi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sabi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sabi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SABİTLEŞTİREBİLME
SABİTLEŞTİRİLMEK
SABİTLEŞTİRİLME, SABİTLEŞEBİLMEK
SABİTLEŞTİRMEK, SABİTLEŞEBİLME
SABİTLEŞTİRME
SABİTLEŞMEK
SABİTKADEM, SABİTLEŞME
SABİTLİK
SABİYE, SABİTE, SABİRE, SABİHA
SABİT, SABİR, SABİH
SABİ
SABİ
Küçük çocuk.
SABİTLEŞEBİLME
Sabitleşebilmek işi.
SABİTLEŞEBİLMEK
Sabitleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SABİTLİK
Sabit olma durumu.
SABİTLEŞTİRİLME
Sabitleştirilmek işi.
SABİTLEŞTİRME
Sabitleştirmek işi.
SABİTLEŞTİRİLMEK
Sabit duruma getirilmek.
SABİYE
Küçük kız, kız çocuğu.
SABİTLEŞME
Sabitleşmek işi.
SABİTLEŞTİREBİLME
Sabitleştirebilmek işi.
SABİTKADEM
Süreklilik gösteren. Sözüne sadık, sözünü tutan ve yerine getiren.
SABİRE
Dayanan, sabreden.
SABİTE
Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik. Görünürde hareket etmeyen yıldız.
SABİHA
Güzel, şirin, hoş.
SABİTLEŞTİRMEK
Sabit duruma getirmek.
SABİTLEŞMEK
Sabit duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SABİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
HELİS
Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri.
ÇİVİ
İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
PARABOL
Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri, yarı kübik.
KARAARDIÇ
Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç (Juniperus sabina).
MENTEŞE
Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.
FİŞKA
Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı.
DURAĞAN
Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
DONDURMAK
Donmasını sağlamak. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak. Beklemeye almak. Hareketsiz hâle getirmek. Sabitlemek. Soğutmak.
ÇAKILI
Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.
ÇİVİLEMEK
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.
FOTOĞRAF
Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.
ASABİYECİLİK
Asabiyeci olma durumu.
PLASTER
Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.
MIHLI
Mıhı olan. Dimdik, sabit. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş.
KÜREYİCİ
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.
HESAPÇI
Hesabını iyi bilen, tutumlu, hesabi. Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse), hesabi.
HESAPÇILIK
Hesapçı olma durumu, hesabilik.
PONTON
Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. Tombaz.