SABİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sabi" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. sabi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sabi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sabi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİREBİLME

16 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRİLMEK

15 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRİLME, SABİTLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRMEK, SABİTLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

SABİTLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

SABİTLEŞMEK

10 harfli kelimeler

SABİTKADEM, SABİTLEŞME

8 harfli kelimeler

SABİTLİK

6 harfli kelimeler

SABİYE, SABİTE, SABİRE, SABİHA

5 harfli kelimeler

SABİT, SABİR, SABİH

4 harfli kelimeler

SABİ

Bazı kelimelerin anlamları

SABİ

Küçük çocuk.

SABİTLEŞEBİLME

Sabitleşebilmek işi.

SABİTLEŞEBİLMEK

Sabitleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SABİTLİK

Sabit olma durumu.

SABİTLEŞTİRİLME

Sabitleştirilmek işi.

SABİTLEŞTİRME

Sabitleştirmek işi.

SABİTLEŞTİRİLMEK

Sabit duruma getirilmek.

SABİYE

Küçük kız, kız çocuğu.

SABİTLEŞME

Sabitleşmek işi.

SABİTLEŞTİREBİLME

Sabitleştirebilmek işi.

SABİTKADEM

Süreklilik gösteren. Sözüne sadık, sözünü tutan ve yerine getiren.

SABİRE

Dayanan, sabreden.

SABİTE

Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik. Görünürde hareket etmeyen yıldız.

SABİHA

Güzel, şirin, hoş.

SABİTLEŞTİRMEK

Sabit duruma getirmek.

SABİTLEŞMEK

Sabit duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında SABİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SABİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

HELİS

Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri.

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

PARABOL

Bir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri, yarı kübik.

KARAARDIÇ

Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç (Juniperus sabina).

MENTEŞE

Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

FİŞKA

Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı.

DURAĞAN

Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

DONDURMAK

Donmasını sağlamak. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak. Beklemeye almak. Hareketsiz hâle getirmek. Sabitlemek. Soğutmak.

ÇAKILI

Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş. Çakılmış, bir şeye bağlı. Yeri değişmez, sabit.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

FOTOĞRAF

Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.

ASABİYECİLİK

Asabiyeci olma durumu.

PLASTER

Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.

MIHLI

Mıhı olan. Dimdik, sabit. Mıhlanmış, mıhla tutturulmuş.

KÜREYİCİ

Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.

HESAPÇI

Hesabını iyi bilen, tutumlu, hesabi. Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse), hesabi.

HESAPÇILIK

Hesapçı olma durumu, hesabilik.

PONTON

Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. Tombaz.