Kelimeler arşivi içinde; başında "rint" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. rint ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rint ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rint olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RİNT
Gönül eri. Sarhoş, ayyaş kimse.
RİNTÇE
Rinde yakışan. (ri'ntçe) Rint gibi, rinde yakışır bir biçimde, rindane.
RİNTLİK
Rint olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİNT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
ERKEK
Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.
BARBATA
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.
KİRTİKLİ
Kenarları girintili çıkıntılı olan.
KOY
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.
DİŞİ
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).
GİRİNTİSİZ
Girintisi olmayan.
KABARTMA
Kabartmak işi. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef. Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. Kabartılarak yapılan.
KİLİTLEMEK
Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.
KANAL
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
LAMBA
Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.
MİHRAP
Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer. Umut bağlanan yer.
MATRİS
Matbaacılıkta kullanılan, girintili çıkıntılı metal veya mukavva kalıp, baskı kalıbı. Dizey.
GÜRUH
Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü.
GİRDAP
Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.
DÜZLEM
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.
GİRİNTİLİ
Girintisi olan.
KARINTI
Anaforlarda oluşan çevrinti. Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga.