Sonu RİYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "riya" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu riya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında riya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde riya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TRİKOBOTRİYA

9 harfli kelimeler

BUMBURİYA

8 harfli kelimeler

EKSERİYA, EHTERİYA, FİMBRİYA, ZEKERİYA

6 harfli kelimeler

HERİYA

5 harfli kelimeler

ARİYA

4 harfli kelimeler

RİYA

Bazı kelimelerin anlamları

RİYA

İkiyüzlülük.

FİMBRİYA

Bakteri yüzeyinden dışarı doğru uzanan proteinden oluşmuş ince, kısa, saçak biçimindeki uzantılar, pilus. Saçak, püskül, uç. Belli bakterilerde bulunan küçük iplik tarzında sitoplazmik ekletilerden biri, pilus. Bakteri yüzeyinin antijenik özellikleriyle ve bakteri kolonizasyonuyla ilişkilidir.

ZEKERİYA

Erkek.

EHTERİYA

Öteberi, ev eşyası.

HERİYA

Davar sürerken kullanılan deh anlamında ünlem: Haydi heriya!.

EKSERİYA

Genellikle.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

TRİKOBOTRİYA

Akarların öteki dokunaçlarının aksine, iç tarafı katı olan dokunma duyusuyla ilgili bir organ.

BUMBURİYA

Kelebek.

  -   -   -  

Anlamında RİYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RİYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İKİYÜZLÜLÜK

İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, riya, riyakârlık, mürailik.

BAŞKANLIK

Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.

YAYIN

Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

KURAMCILIK

Kuramcı olma durumu, nazariyatçılık, nazariyecilik, teorisyenlik.

NARKOZ

Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum yoluyla anestezik madde verilerek uyuşturulması.

BRİYANTİNLİ

Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş.

ACER

Yeni. Taze. Kuvvetli, gürbüz, dinç, iriyarı. Taze ot, yeşillik. Duyulmamış havadis, yeni haber: Size bir acerim var. Hiç sürülmemiş toprak. Ev yapılırken konan uzun direkler. Taze, yeni.

MATEMATİK

Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.

JURO

İkinci Çağın triyasla kretase arasında kalan dönemi.

GENELLİKLE

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.

BRİYANTİNSİZ

Briyantin sürülmemiş.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

KAZI

Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.

ALKONGİEN

Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (Kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

SANAYİCİLİK

İnsanın sanayiyi tek amaç olarak benimsediği sistem, endüstriyalizm.

MATEMATİKSEL

Matematik bilimi ile ilgili olan, riyazi. Kesin, sağlam, bütün kuşkulardan uzak olan.

ITRİYATÇILIK

Itriyatçının yaptığı iş.

AFALAK

Aptal, sersem, şaşkın. İriyarı, sallapati adam.

KAVRAMAK

Elle sıkıca tutmak. Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. Bir nesne veya düşünceyi her yönünü anlamak, iyice anlamak.

MATEMATİKÇİ

Matematikle uğraşan kimse, riyaziyeci, matematisyen. Matematik öğretmeni.