Kelimeler arşivi içinde; başında "riya" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. riya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu riya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde riya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RİYAKARCASINA
RİYAKARANE, RİYAKARLIK, RİYAZİYECİ
RİYAKARCA, RİYAZİYAT
RİYAZİYE
RİYAKAR, RİYASET, RİYASIZ, RİYAZET
RİYALA, RİYALE, RİYAZİ
RİYAL
RİYA
RİYA
İkiyüzlülük.
RİYAZİ
Matematik, geometri vb. bilimlerle ilgili olan.
RİYAZET
Nefsin isteklerini kırma.
RİYAL
Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası. İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Yemen'de kullanılan para birimi.
RİYALA
Osmanlı donanmasında tuğamirale eş bir rütbe.
RİYASET
Başkanlık.
RİYAKARCA
İkiyüzlülükle, riyakârcasına, riyakârane.
RİYAKARANE
Riyakârca.
RİYAZİYE
Matematik.
RİYASIZ
Olduğu gibi görünen, ikiyüzlü davranmayan. İki yüzlü davranmadan.
RİYAKARLIK
İkiyüzlülük.
RİYAKARCASINA
Riyakârca.
RİYAKAR
İkiyüzlü.
RİYAZİYAT
Matematik bilgisi.
RİYALE
Osmanlı donanmasında kapudane ve patronadan sonra gelen ve tümgenerale denk bir aşama.
RİYAZİYECİ
Matematikçi, matematik öğretmeni.
Bu bölümde tanımı içerisinde RİYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFALAK
Aptal, sersem, şaşkın. İriyarı, sallapati adam.
MATEMATİK
Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.
YAYIN
Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
KURAMCILIK
Kuramcı olma durumu, nazariyatçılık, nazariyecilik, teorisyenlik.
JURO
İkinci Çağın triyasla kretase arasında kalan dönemi.
KAZI
Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
GENELLİKLE
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
BRİYANTİNLİ
Briyantinle süslenmiş, briyantin sürünmüş.
KAVRAMAK
Elle sıkıca tutmak. Motorlu araçlarda lastik yolu kavramak. Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak. Bir nesne veya düşünceyi her yönünü anlamak, iyice anlamak.
MATEMATİKSEL
Matematik bilimi ile ilgili olan, riyazi. Kesin, sağlam, bütün kuşkulardan uzak olan.
ITRİYATÇILIK
Itriyatçının yaptığı iş.
İKİYÜZLÜLÜK
İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, riya, riyakârlık, mürailik.
BRİYANTİNSİZ
Briyantin sürülmemiş.
SANAYİCİLİK
İnsanın sanayiyi tek amaç olarak benimsediği sistem, endüstriyalizm.
MATEMATİKÇİ
Matematikle uğraşan kimse, riyaziyeci, matematisyen. Matematik öğretmeni.
NARKOZ
Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum yoluyla anestezik madde verilerek uyuşturulması.
ACER
Yeni. Taze. Kuvvetli, gürbüz, dinç, iriyarı. Taze ot, yeşillik. Duyulmamış havadis, yeni haber: Size bir acerim var. Hiç sürülmemiş toprak. Ev yapılırken konan uzun direkler. Taze, yeni.
ALKONGİEN
Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (Kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).
BAŞKANLIK
Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.