RESİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "resim" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. resim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu resim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde resim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

RESİMLEMECİLİK, RESİMLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

RESİMLENDİRME

11 harfli kelimeler

RESİMLEŞMEK

10 harfli kelimeler

RESİMCİLİK, RESİMÇİZİT, RESİMLEMEK, RESİMLEŞME

9 harfli kelimeler

RESİMLEME, RESİMYAZI

8 harfli kelimeler

RESİMLİK

7 harfli kelimeler

RESİMCİ, RESİMLİ, RESİMSİ

5 harfli kelimeler

RESİM

Bazı kelimelerin anlamları

RESİM

Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

RESİMCİ

Fotoğrafçı. Nakkaş. Resim öğretmeni.

RESİMLEMEK

Bir yazının konusu ile ilgili resimleri o yazının uygun yerine koymak. Herhangi bir konuyu resimlerle anlatmak.

RESİMYAZI

İlkel uluslarda, nesnelerin yalınlaştırılmış resimleri ile yazılan yazı. Eski çağlarda, kimi uygar uluslarca kullanılan resim ve simgelere dayalı bir tür yazı.

RESİMLENDİRMEK

Resimlemek.

RESİMLEMECİLİK

Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz şairi Richard Aldington tarafından kurulmuş ve Amerika'ya da geçmiş bir şiir çığırıdır. Bu çığır sanat tekniği ve konu seçimi bakımından serbest olduğu gibi gizemcilikten (Mysticisme'den) ve belirsizlikten kaçınır ve doğrudan doğruya fikir söylemekten çekinerek fikir ve duyguları renk ve çizgi gibi kullandığı belgin ve berrak kelimelerle sanki resimleyip telkin eder.

RESİMÇİZİT

Nicel verilerin resimlerle gösterimi.

RESİMCİLİK

Resimci olma durumu.

RESİMLİ

İçinde resimler bulunan, musavver.

RESİMLEŞME

Resimleşmek işi.

RESİMLEŞMEK

Resim durumuna gelmek.

RESİMLİK

Resim takmaya yarayan çerçeve. Albüm.

RESİMSİ

Resmi andıran, resme benzeyen, resim gibi. Durumu ve görünüşü resim konusu olmaya değer (görünüş), pitoresk.

RESİMLENDİRME

Resimlendirmek işi.

RESİMLEME

Resimlemek işi. Kitap içindeki bir yazıyı açıklayan veya süsleyen resim, illüstrasyon. Resimlerle süsleme, illüstrasyon.

  -   -   -  

Anlamında RESİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RESİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.

BASI

Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

BAHNAME

İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların, resimlerin bulunduğu eser.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ARAYÜZ

Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

AKVAREL

Sulu boya resim.

BOYA

Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

ATLAS

Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

BETİ

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

BETİLİ

İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.

BELGE

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

ATÖLYE

Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.

BETİSİZ

İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).