Kelimeler arşivi içinde; başında "resmi" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. resmi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu resmi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde resmi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RESMİLEŞTİREBİLME
RESMİLEŞTİRMEK
RESMİLEŞTİRME
RESMİLEŞMEK
RESMİGEÇİT, RESMİKABUL, RESMİLEŞME
RESMİGÜL, RESMİLİK, RESMİYET
RESMİYE
RESMİ
RESMİ
Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.
RESMİLEŞTİRME
Resmileştirmek işi.
RESMİLİK
Resmi olma durumu, resmiyet.
RESMİKABUL
Kabul töreni.
RESMİGEÇİT
Geçit töreni.
RESMİLEŞME
Resmileşmek durumu veya biçimi.
RESMİLEŞTİRMEK
Resmi bir duruma getirmek.
RESMİLEŞMEK
Resmi bir duruma girmek.
RESMİYE
Devlet tarafından veya devlet adına olan. Alayla, törenle olan. Ciddi.
RESMİGÜL
Gül biçiminde, gül gibi, gül gibi güzel olan.
RESMİLEŞTİREBİLME
Resmileştirebilmek işi.
RESMİYET
Resmîlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde RESMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MESAFE
Ara, aralık, uzaklık. Uzaklık. İlişkilerde çok içten olmama durumu, resmiyet.
PEYZAJ
Kır resmi. Bir yerin doğal görünüşü.
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
PORTRE
Bir kimsenin yağlı boya, sulu boya, kara kalem vb. bir yolla yapılmış resmi. Bir kimsenin, bir şeyin sözlü veya yazılı tasviri.
RESİMSİ
Resmi andıran, resme benzeyen, resim gibi. Durumu ve görünüşü resim konusu olmaya değer (görünüş), pitoresk.
KILIK
Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.
KIZ
Dişi çocuk. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.
İRTİSAM
Resmi çıkma, resmi çizilme. İz düşümü.
FRESK
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boyalarla resim yapma yöntemi. Bu yöntemle yapılmış duvar resmi.
NAKİL
Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme. Anlatma, söyleme, hikâye etme. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme. Göç, taşınma. Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin.
KAYDETMEK
Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.
PUL
Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası. Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık. Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık. Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt. Akçeden küçük metal para. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri. Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık. Küçük ve ince tabakacıklar. Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
ÇİZMEK
Çizgi çekmek. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.
KARTALLI
Üzerinde kartal resmi bulunan.
KARELEME
Karelemek işi. Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. Bir resmin, büyüterek veya küçülterek kopyasını çıkarma yöntemi. Eş değer bir kare ile hesaplama.
KARELEMEK
Karelere ayırmak. Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örnek olarak oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak.
PAPAZ
Hristiyan din adamı, peder. Üzerinde papaz resmi olan iskambil kâğıdı, rua.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.