PIŞT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pışt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. pışt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pışt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pışt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PIŞT

Islıklı ses.

  -   -   -  

Anlamında PIŞT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PIŞT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIKARTMA

Çıkartmak işi. Özel olarak hazırlanıp bir yere yapıştırılan zamklı desen, resim veya yazı.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

ISLATICI

Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç.

GLÜTEN

Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.

ÇARPIŞTIRMA

Çarpıştırmak işi.

GEÇME

Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

BANTLAMAK

Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

DİKİŞSİZ

Dikişi olmayan. Yapıştırma yoluyla yapılmış.

AKEMİ

İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.

ÇIRPIŞTIRILMAK

Çırpıştırma işi yaptırılmak.

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

APIŞTIRMA

Apıştırmak işi.

FİLM

Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.

ETİKETÇİ

Etiket yapıştıran kimse. Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse.

EK

Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

ÇIRPIŞTIRMA

Çırpıştırmak işi. Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılmış olan (iş).

EBRU

Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılmış olan ve kâğıda geçirilen süs.

KAPLAMAK

Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.

BAĞCI

Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.