İçinde PIYA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pıya" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pıya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PIYA

Birine yapılan oyun, tuzak.

SIPIYAN

Tembel.

PIYAR

Çeşme. (Kayalık Susuz Kars).

PIYALANMAK

Büyüklük taslamak, kurulmak.

  -   -   -  

Anlamında PIYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PIYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BODAM

Yapıya büyük kiriş atıldıktan sonra iki tarafta kalan boydan boya bölmeler. Küçük çapa.

HARAK

Üzerinde küçük dalcıklar bulunan kesilmiş ağaç dalı: Kirezi budadım, dallarını harak halinde kapıya getirdim.

ALASEME

Yarı uyur, yarı uyanık, uykudan gürültüyle uyanıp sersemleşme hali: Sesi duyunca alaseme kapıya koştum.

DAMAZLUH

Damızlık hayvan ya da bitki. Gelin kapıya geldiği zaman güveyi evinden istenen hayvan.

BADVAL

Bodrum, mahzen, karanlık yer. Kiler. Tavla oyununda altı kapıya girme. Bodrum. Ekin ve patetesi saklamak için yerde açılan kuyu. (Boğaz, Kırçiçeği Susuz Kars).

SİFON

Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.

GÖCEK

Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GÖREK

Kapıya takılan asma ya da düz kilit. Kapının açılmaması için arkasından vurulan destek. Tuturuk olarak kullanılan, kabuğu soyulmuş kendir sapları. İyi gören kişi. Lohusa ziyaretine gelenlere ikram edilen yiyecek.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.

DAYAH

Destek. Kağnı ve dört tekerlekli arabalarda oku yukarda tutmaya yarayan ağaç destek. Dayak. Eski türkçe tay+e-k: Duvara, kapıya veya ağaca verilen ağaç destek; dövmek; sopa (Erzincan Merkez). Dayak, dövme. Eski türkçe tayak: dayak; destek; dövme. Dayanak, destek.

BİPENNİFORM

Tüy gibi, bir eksenin iki yanında eşit yapıya sahip olma.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

TOKMAK

Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.

GNU

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar yükseklikte, 80 cm kadar kuyruğu olan, antilop, at ve boğa arası bir yapıya sahip, Afrika'da sürüler hâlinde yaşayan, nesli tükenmekte olan bir tür. (Connochaetes gnu) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 200, yüksekliği 150, kuyruğu 80 cm. Yapısı antilop, at, boğa arasıdır. Kırçıl kahverengidir. Dölü tükenmektedir. Güney Afrikada sürüler halinde yaşar.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

KORİDOR

Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek. İki devlet arasındaki dar toprak parçası.

EKLENTİLER

Herhangi bir yapıya göre ayrı bir işlevi bulunan bölümler veya yapılar, müştemilat. Tamamlayan bölüm. Bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler.

FİLOİDİ

Bir organın fotosentez yapan bir yapıya metamorfozu.

TEMEL

Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

BEĞER

Yapıya konan en büyük ağaç, mertek. Çatı yapımına geçileceği sırada, orta kısımlarına gelmek koşuluyle karşılıklı iki duvar üzerine uzatılan kalın ağaç. (Afşar, Akbaş, Hacılar, Garibçe Güdül, Ilıca Ayaş Ankara).