Sonu PIYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pıya" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pıya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pıya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pıya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PIYA

Birine yapılan oyun, tuzak.

  -   -   -  

Anlamında PIYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PIYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

TOKMAK

Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.

BİPENNİFORM

Tüy gibi, bir eksenin iki yanında eşit yapıya sahip olma.

BEĞER

Yapıya konan en büyük ağaç, mertek. Çatı yapımına geçileceği sırada, orta kısımlarına gelmek koşuluyle karşılıklı iki duvar üzerine uzatılan kalın ağaç. (Afşar, Akbaş, Hacılar, Garibçe Güdül, Ilıca Ayaş Ankara).

HARAK

Üzerinde küçük dalcıklar bulunan kesilmiş ağaç dalı: Kirezi budadım, dallarını harak halinde kapıya getirdim.

DAMAZLUH

Damızlık hayvan ya da bitki. Gelin kapıya geldiği zaman güveyi evinden istenen hayvan.

TEMEL

Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

BODAM

Yapıya büyük kiriş atıldıktan sonra iki tarafta kalan boydan boya bölmeler. Küçük çapa.

GÖREK

Kapıya takılan asma ya da düz kilit. Kapının açılmaması için arkasından vurulan destek. Tuturuk olarak kullanılan, kabuğu soyulmuş kendir sapları. İyi gören kişi. Lohusa ziyaretine gelenlere ikram edilen yiyecek.

KORİDOR

Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek. İki devlet arasındaki dar toprak parçası.

DAYAH

Destek. Kağnı ve dört tekerlekli arabalarda oku yukarda tutmaya yarayan ağaç destek. Dayak. Eski türkçe tay+e-k: Duvara, kapıya veya ağaca verilen ağaç destek; dövmek; sopa (Erzincan Merkez). Dayak, dövme. Eski türkçe tayak: dayak; destek; dövme. Dayanak, destek.

EKLENTİLER

Herhangi bir yapıya göre ayrı bir işlevi bulunan bölümler veya yapılar, müştemilat. Tamamlayan bölüm. Bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler.

GÖCEK

Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BUYRUMCU

Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.

ALASEME

Yarı uyur, yarı uyanık, uykudan gürültüyle uyanıp sersemleşme hali: Sesi duyunca alaseme kapıya koştum.

GNU

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar yükseklikte, 80 cm kadar kuyruğu olan, antilop, at ve boğa arası bir yapıya sahip, Afrika'da sürüler hâlinde yaşayan, nesli tükenmekte olan bir tür. (Connochaetes gnu) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 200, yüksekliği 150, kuyruğu 80 cm. Yapısı antilop, at, boğa arasıdır. Kırçıl kahverengidir. Dölü tükenmektedir. Güney Afrikada sürüler halinde yaşar.

BADVAL

Bodrum, mahzen, karanlık yer. Kiler. Tavla oyununda altı kapıya girme. Bodrum. Ekin ve patetesi saklamak için yerde açılan kuyu. (Boğaz, Kırçiçeği Susuz Kars).

SİFON

Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.

FİLOİDİ

Bir organın fotosentez yapan bir yapıya metamorfozu.