PINTI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pıntı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. pıntı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pıntı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pıntı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PINTI

Kan çokluğundan ileri gelen bir hastalık.

PINTIKLAMAK

Ufalamak, parça parça etmek.

  -   -   -  

Anlamında PINTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BUKRAN

Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.

HAFAKAN

Sıkıntı, çarpıntı, afakan.

ÇARPINTISIZ

Çarpıntısı olmayan.

KIRKINTI

Kırpıntı.

MUSANNA

Sanatlı. Yapıntılı. Uydurma, düzme.

TASNİ

Yapma, suni. Düzme, uydurma, yakıştırma. Yapıntı.

SIKIŞMAK

Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.

ÇIRPINTILI

Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.

HELECANLANMAK

Kalp çarpıntısına tutulmak.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

KESİNTİ

Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.

AFAĞAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.

YAPINTICILIK

Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.

YAPINTILI

Yapıntı niteliğinde olan, musanna.

HELECAN

Kalp çarpıntısı, çırpıntı.

AFAHAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.

AFAKAN

Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.

AFAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.