Kelimeler arşivi içinde; başında "pıntı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. pıntı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pıntı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pıntı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PINTI
Kan çokluğundan ileri gelen bir hastalık.
PINTIKLAMAK
Ufalamak, parça parça etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFAHAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
AFAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
ÇIRPINTILI
Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.
YAPINTICILIK
Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
MUSANNA
Sanatlı. Yapıntılı. Uydurma, düzme.
BUKRAN
Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.
TASNİ
Yapma, suni. Düzme, uydurma, yakıştırma. Yapıntı.
AFAKAN
Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.
ÇARPINTISIZ
Çarpıntısı olmayan.
HAFAKAN
Sıkıntı, çarpıntı, afakan.
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.
YAPINTILI
Yapıntı niteliğinde olan, musanna.
SIKIŞMAK
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
HELECAN
Kalp çarpıntısı, çırpıntı.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
KIRKINTI
Kırpıntı.