İçinde PINTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pıntı" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıntı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pıntı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıntı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YAPINTICILIK

11 harfli kelimeler

ÇARPINTISIZ, ŞIRPINTIRIK, PINTIKLAMAK

10 harfli kelimeler

ÇARPINTILI, YAPINTISAL, SIPINTIRIK, ÇIRPINTILI

9 harfli kelimeler

YAPINTILI, SAPINTILI, YAPINTICI

8 harfli kelimeler

GIRPINTI, KIRPINTI, ŞIRPINTI, ÇIRPINTI, ÇARPINTI

7 harfli kelimeler

YAPINTI

5 harfli kelimeler

PINTI

Bazı kelimelerin anlamları

PINTI

Kan çokluğundan ileri gelen bir hastalık.

SAPINTILI

Her hangi bir çeşitlenmede, temel diye sayılan şekilden uzaklaşmış (kelime): Bana, sana gibi, ki "bene", "sene" olması gerekirdi.

KIRPINTI

Kırpılan şeyden kalan küçük parça.

SIPINTIRIK

Dayak,sopa.

YAPINTISAL

Yapıntı ile ilgili, yapıntıya ait.

ÇIRPINTILI

Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.

YAPINTICI

Yapıntıcılık görüşünü benimseyen.

YAPINTICILIK

Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.

ŞIRPINTIRIK

Yağsız, zayıf et.

ŞIRPINTI

Uygunsuz kadın.

ÇARPINTISIZ

Çarpıntısı olmayan.

YAPINTILI

Yapıntı niteliğinde olan, musanna.

PINTIKLAMAK

Ufalamak, parça parça etmek.

ÇARPINTILI

Heyecanlı, telaşlı.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

GIRPINTI

Kırpıntı.

  -   -   -  

Anlamında PINTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUSANNA

Sanatlı. Yapıntılı. Uydurma, düzme.

AFAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.

AFAHAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.

HELECAN

Kalp çarpıntısı, çırpıntı.

SIKIŞMAK

Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.

AFAĞAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.

AFIKAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

BUKRAN

Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.

KESİNTİ

Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.

AFIGAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

AFKAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.

TASNİ

Yapma, suni. Düzme, uydurma, yakıştırma. Yapıntı.

HELECANLANMAK

Kalp çarpıntısına tutulmak.

KIRKINTI

Kırpıntı.

AFGON

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

HAFAKAN

Sıkıntı, çarpıntı, afakan.

AFAKAN

Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.