Kelimeler arşivinde; içinde "pıntı" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pıntı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pıntı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pıntı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAPINTICILIK
ÇARPINTISIZ, ŞIRPINTIRIK, PINTIKLAMAK
ÇARPINTILI, YAPINTISAL, SIPINTIRIK, ÇIRPINTILI
YAPINTILI, SAPINTILI, YAPINTICI
GIRPINTI, KIRPINTI, ŞIRPINTI, ÇIRPINTI, ÇARPINTI
YAPINTI
PINTI
PINTI
Kan çokluğundan ileri gelen bir hastalık.
SAPINTILI
Her hangi bir çeşitlenmede, temel diye sayılan şekilden uzaklaşmış (kelime): Bana, sana gibi, ki "bene", "sene" olması gerekirdi.
KIRPINTI
Kırpılan şeyden kalan küçük parça.
SIPINTIRIK
Dayak,sopa.
YAPINTISAL
Yapıntı ile ilgili, yapıntıya ait.
ÇIRPINTILI
Ufak ve oynak dalgalı (deniz). Çırpıntısı olan.
YAPINTICI
Yapıntıcılık görüşünü benimseyen.
YAPINTICILIK
Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.
ŞIRPINTIRIK
Yağsız, zayıf et.
ŞIRPINTI
Uygunsuz kadın.
ÇARPINTISIZ
Çarpıntısı olmayan.
YAPINTILI
Yapıntı niteliğinde olan, musanna.
PINTIKLAMAK
Ufalamak, parça parça etmek.
ÇARPINTILI
Heyecanlı, telaşlı.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.
GIRPINTI
Kırpıntı.
Bu bölümde tanımı içerisinde PINTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUSANNA
Sanatlı. Yapıntılı. Uydurma, düzme.
AFAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
AFAHAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.
HELECAN
Kalp çarpıntısı, çırpıntı.
SIKIŞMAK
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
AFIKAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
BUKRAN
Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.
AFIGAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AFKAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
TASNİ
Yapma, suni. Düzme, uydurma, yakıştırma. Yapıntı.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
KIRKINTI
Kırpıntı.
AFGON
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
HAFAKAN
Sıkıntı, çarpıntı, afakan.
AFAKAN
Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.