Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pot" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pot ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pot olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEREYİOPOT
SÜRENPOT
AHTAPOT, AKSOPOT, HALAPOT, OKTOPOT, PARAPOT
DESPOT, POTPOT
KAPOT
SPOT
POT
POT
Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
SÜRENPOT
Eğerin, atın karnına gelen bölümü.
DESPOT
Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse. Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse, tiran. Zorba. Ortodoks Rumların din başkanları.
PEREYİOPOT
Yengeç ve İstakoz gibi eklem bacaklıların sefalotoraksta dört çift olarak bulunan yürüme ayakları.
AKSOPOT
Protozoonların iskelet yapısı. 2.Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları. Protozoonların iskelet yapısı. Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları.
OKTOPOT
Sekiz tane ayak, kol ya da dokunacı olan.
SPOT
Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.
KAPOT
Erkeklerin kullandıkları, doğum önleyici naylon ya da lastik bir araç (prezervatif).
HALAPOT
Sonu iyi olmayan iş: Bu işin sonu halapottur.
PARAPOT
Bazı halkalı solucanların, vücut segmentlerinin yanlarından dışarı uzanan ve yer değiştirmeye yarayan, her segmentte bir çift olarak bulunan özel yapılar. Parapod.
POTPOT
Motosiklet.
Bu bölümde tanımı içerisinde POT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GLOKONİ
Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat.
DAV
Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).
GİZİL
Potansiyel.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.
DESPOTLUK
Despot olma durumu, istibdat, despotizm.
DESPOTÇA
Despota yakışır. (despo'tça) Despota yakışır bir biçimde.
DESPOTİZM
Despotluk, istibdat.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
ÇORAK
Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).
GÜHERÇİLE
Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3).
ELEKTROLİT
Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.
FELDSPAT
Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
IŞINTI
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık, spot.
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).
DESPOTİK
Despotça.