Sonu POT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pot" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pot ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pot olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PEREYİOPOT

8 harfli kelimeler

SÜRENPOT

7 harfli kelimeler

AHTAPOT, AKSOPOT, HALAPOT, OKTOPOT, PARAPOT

6 harfli kelimeler

DESPOT, POTPOT

5 harfli kelimeler

KAPOT

4 harfli kelimeler

SPOT

3 harfli kelimeler

POT

Bazı kelimelerin anlamları

POT

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

SÜRENPOT

Eğerin, atın karnına gelen bölümü.

DESPOT

Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kimse. Her istediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kimse, tiran. Zorba. Ortodoks Rumların din başkanları.

PEREYİOPOT

Yengeç ve İstakoz gibi eklem bacaklıların sefalotoraksta dört çift olarak bulunan yürüme ayakları.

AKSOPOT

Protozoonların iskelet yapısı. 2.Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları. Protozoonların iskelet yapısı. Mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları.

OKTOPOT

Sekiz tane ayak, kol ya da dokunacı olan.

SPOT

Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.

KAPOT

Erkeklerin kullandıkları, doğum önleyici naylon ya da lastik bir araç (prezervatif).

HALAPOT

Sonu iyi olmayan iş: Bu işin sonu halapottur.

PARAPOT

Bazı halkalı solucanların, vücut segmentlerinin yanlarından dışarı uzanan ve yer değiştirmeye yarayan, her segmentte bir çift olarak bulunan özel yapılar. Parapod.

POTPOT

Motosiklet.

  -   -   -  

Anlamında POT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde POT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GLOKONİ

Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat.

DAV

Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).

GİZİL

Potansiyel.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

GAF

Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.

DESPOTLUK

Despot olma durumu, istibdat, despotizm.

DESPOTÇA

Despota yakışır. (despo'tça) Despota yakışır bir biçimde.

DESPOTİZM

Despotluk, istibdat.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

GÜHERÇİLE

Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3).

ELEKTROLİT

Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.

FELDSPAT

Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

GÜÇ

Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

IŞINTI

Belli bir alana verilen çok güçlü ışık, spot.

BASYA

Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).

DESPOTİK

Despotça.