POT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pot" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. pot ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pot ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

POTANSİYALİZASYON

16 harfli kelimeler

POTAMOGETONACEAE

15 harfli kelimeler

POTANSİYELÖLÇER, POTANSİYELÖLÇÜM

14 harfli kelimeler

POTANSİYOMETRİ, POTAMOPLANKTON, POTANSİYOMETRE

13 harfli kelimeler

POTENTİOMETER, POTANSİYOSTAT

11 harfli kelimeler

POTAMOGETON

10 harfli kelimeler

POTAMODROM, POTAMOLOJİ, POTANSİYEL

9 harfli kelimeler

POTİSİYET, POTLANMAK, POTTURMAK, POTURAMAK

8 harfli kelimeler

POTURDAK, POTUKLAR, POTASEMİ, POTASYUM, POTTURMA, POTLANMA, POTUTOTU, POTLAMAK, POTKABAÇ

7 harfli kelimeler

POTUNNA, POTUKAL, POTURLU, POTPURİ, POTURNA, POTİRİK, POTİKLİ, POTAMAK, POTDİYH, POTAMON

6 harfli kelimeler

POTMAK, POTAŞE, POTRUK, POTCUK, POTPOT, POTURA, POTNAK, POTLUK, POTERA, POTLAK, POTLAÇ, POTKAL, POTALI

5 harfli kelimeler

POTİN, POTUR, POTAR, POTAS, POTAK, POTUK, POTUÇ, POTAT, POTCE, POTTO, POTOT, POTOR, POTOK, POTÇA, POTGA, POTİK

4 harfli kelimeler

POTO, POTA

3 harfli kelimeler

POT

Bazı kelimelerin anlamları

POT

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.

POTENTİOMETER

Elektrik akımına karşı koyabilme oranı ayarlanabilen direnç türü.

POTANSİYEL

Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

POTAMOLOJİ

Akarsu ve akarsu habitatlarını inceleyen bilim dalı.

POTANSİYOMETRİ

Çözeltiye daldırılan iki elektrotla çözeltide meydana getirilen pilin potansiyelinin ölçüldüğü yöntem.

POTLANMAK

Pot yapmak, potu olmak, kıvrımı olmak.

POTİSİYET

Fransızca kökenli peau de suéde: podösüet.

POTANSİYELÖLÇÜM

Özdek niceliği, denge durganı değerlik gibi büyüklüklerin belirlenmesi amacıyla, bir elektrot potansiyelinin ya da eşdeğerleyim sırasında potansiyel değişiminin ölçümü.

POTANSİYELÖLÇER

Bir devreden akım geçmeyen durumda iki uç arasındaki potansiyel ayrımını ölçen ve ölçeğinde potansiyeli volt biriminde gösteren aygıt.

POTAMOGETON

Su sümbülleri.

POTANSİYALİZASYON

İki ilacın bir arada verildiğinde oluşturdukları toplam etki miktarının, onların bireysel etkilerinin toplamından daha fazla olması, supra aditif etkileşme.

POTAMODROM

Balıkların yalnız tatlı sularda yaptığı göçler. Limnodrom. Akarsuyun kendi içerisinde veya bir gölden akarsuya göç eden.

POTANSİYOSTAT

Bir elektroliz hücresinde çalışma elektroduna değişmeyen ya da belirli bir hızla değiştirilebilen potansiyeller sağlayan cihaz.

POTANSİYOMETRE

Düşük dirençli olan ve potansiyel farkını duyarlı olarak okumaya yarayan cihaz.

POTAMOPLANKTON

Akarsu planktonu, rheoplankton. Akarsulardaki plankton florası.

POTAMOGETONACEAE

Su sümbüllerigiller.

  -   -   -  

Anlamında POT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde POT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GİZİL

Potansiyel.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

IŞINTI

Belli bir alana verilen çok güçlü ışık, spot.

BASYA

Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).

ELEKTROLİT

Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.

GÜÇ

Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

DESPOTİK

Despotça.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

DESPOTÇA

Despota yakışır. (despo'tça) Despota yakışır bir biçimde.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

DESPOTİZM

Despotluk, istibdat.

GAF

Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.

DAV

Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).

GLOKONİ

Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat.

FELDSPAT

Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

GÜHERÇİLE

Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3).

DESPOTLUK

Despot olma durumu, istibdat, despotizm.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).