Kelimeler arşivi içinde; başında "pot" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. pot ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pot ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
POTANSİYALİZASYON
POTAMOGETONACEAE
POTANSİYELÖLÇER, POTANSİYELÖLÇÜM
POTANSİYOMETRİ, POTAMOPLANKTON, POTANSİYOMETRE
POTENTİOMETER, POTANSİYOSTAT
POTAMOGETON
POTAMODROM, POTAMOLOJİ, POTANSİYEL
POTİSİYET, POTLANMAK, POTTURMAK, POTURAMAK
POTURDAK, POTUKLAR, POTASEMİ, POTASYUM, POTTURMA, POTLANMA, POTUTOTU, POTLAMAK, POTKABAÇ
POTUNNA, POTUKAL, POTURLU, POTPURİ, POTURNA, POTİRİK, POTİKLİ, POTAMAK, POTDİYH, POTAMON
POTMAK, POTAŞE, POTRUK, POTCUK, POTPOT, POTURA, POTNAK, POTLUK, POTERA, POTLAK, POTLAÇ, POTKAL, POTALI
POTİN, POTUR, POTAR, POTAS, POTAK, POTUK, POTUÇ, POTAT, POTCE, POTTO, POTOT, POTOR, POTOK, POTÇA, POTGA, POTİK
POTO, POTA
POT
POT
Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.
POTENTİOMETER
Elektrik akımına karşı koyabilme oranı ayarlanabilen direnç türü.
POTAMOGETONACEAE
Su sümbüllerigiller.
POTANSİYOMETRE
Düşük dirençli olan ve potansiyel farkını duyarlı olarak okumaya yarayan cihaz.
POTAMODROM
Balıkların yalnız tatlı sularda yaptığı göçler. Limnodrom. Akarsuyun kendi içerisinde veya bir gölden akarsuya göç eden.
POTİSİYET
Fransızca kökenli peau de suéde: podösüet.
POTANSİYELÖLÇÜM
Özdek niceliği, denge durganı değerlik gibi büyüklüklerin belirlenmesi amacıyla, bir elektrot potansiyelinin ya da eşdeğerleyim sırasında potansiyel değişiminin ölçümü.
POTANSİYOMETRİ
Çözeltiye daldırılan iki elektrotla çözeltide meydana getirilen pilin potansiyelinin ölçüldüğü yöntem.
POTANSİYEL
Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).
POTAMOLOJİ
Akarsu ve akarsu habitatlarını inceleyen bilim dalı.
POTANSİYELÖLÇER
Bir devreden akım geçmeyen durumda iki uç arasındaki potansiyel ayrımını ölçen ve ölçeğinde potansiyeli volt biriminde gösteren aygıt.
POTAMOPLANKTON
Akarsu planktonu, rheoplankton. Akarsulardaki plankton florası.
POTANSİYALİZASYON
İki ilacın bir arada verildiğinde oluşturdukları toplam etki miktarının, onların bireysel etkilerinin toplamından daha fazla olması, supra aditif etkileşme.
POTANSİYOSTAT
Bir elektroliz hücresinde çalışma elektroduna değişmeyen ya da belirli bir hızla değiştirilebilen potansiyeller sağlayan cihaz.
POTAMOGETON
Su sümbülleri.
POTLANMAK
Pot yapmak, potu olmak, kıvrımı olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde POT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GİZİL
Potansiyel.
DESPOTİK
Despotça.
GLOKONİ
Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.
DESPOTİZM
Despotluk, istibdat.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
IŞINTI
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık, spot.
GÜHERÇİLE
Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3).
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
ELEKTROLİT
Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
DESPOTLUK
Despot olma durumu, istibdat, despotizm.
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
FELDSPAT
Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
DESPOTÇA
Despota yakışır. (despo'tça) Despota yakışır bir biçimde.
DAV
Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).
ÇORAK
Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).