POL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pol" olan, toplam 217 adet kelime bulunmaktadır. pol ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pol ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

POLİMERLEŞTİRİLME

16 harfli kelimeler

POLİAKRİLONİTRİL, POLİMERLEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

POLİENSEFALİTİS, POLİMERLEŞTİRME, POLİMORFNÜKLEER, POLİRADİKULİTİS, POLİSENSİTİVİTE, POLİVİNİLKLORİD, POLİVİNİLKLORİT, POLİYOMİYELİTİS, POLYOMAVİRÜSLER

14 harfli kelimeler

POLİDİYOKSANON, POLİELEKTROLİT, POLİİZOPRENOİT, POLİKEMOTERAPİ, POLİMERİZASYON, POLİPARAZİTİZM, POLİVİNİLALKOL

13 harfli kelimeler

POLİARTERİTİS, POLİEMBRİYONİ, POLİKOTİLEDON, POLİMERLEŞMEK, POLİMİYOZİTİS, POLİNÜKLEOTİT, POLİPEPTİDEMİ, POLİSERÖZİTİS, POLİSİNUZİTİS, POLİTİKACILIK, POLİYOMAVİRÜS, POLYMASTİGİDA

12 harfli kelimeler

POLARİZASYON, POLEMİKÇİLİK, POLİARTRİTİS, POLİFİYODONT, POLİMASTİGOT, POLİMERLEŞME, POLİNÖROPATİ, POLİOKLASTİK, POLİORŞİDİZM, POLİPROPİLEN, POLİSAKKARİT, POLİSPERMİZM, POLİYOKSALEN

11 harfli kelimeler

POLARİMETRE, POLARİMETRİ, POLAROGRAFİ, POLAROPLAST, POLATDERESİ, POLATPINARI, POLİAMİNLER, POLİAMİTLER, POLİDAKTİLİ, POLİDİSPERS, POLİFİLETİK, POLİGLOBULİ, POLİKLİMAKS, POLİKROMAZİ, POLİMORFİZM, POLİNÖRİTİS, POLİOSTOTİK, POLİPAREZİS, POLİPROTEİN, POLİRİBOZOM, POLİSİMETRİ, POLİSİSTRON

10 harfli kelimeler

POLARİSKOP, POLAROGRAF, POLAROGRAM, POLARÖLÇER, POLATUŞAĞI, POLATYURDU, POLİDROZİS, POLİESTRUS, POLİETİLEN, POLİHEDRON, POLİHİBRİD, POLİHİBRİT, POLİKARPİK, POLİKARYON, POLİKİSTİK, POLİKLİNİK, POLİKLONAL, POLİKÜLTÜR, POLİLİNKER, POLİMERLİK, POLİMİKSİN, POLİMORFİK, POLİODONTİ, POLİORŞİDİ, POLİORŞİZM, POLİÖSTRİK, POLİÖSTRÜS, POLİPEPTİT, POLİPLOİDİ, POLİPLOYİD, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

POLATKÖYÜ, POLATPAŞA, POLEMİKÇİ, POLEPİECE, POLİANDRİ, POLİDİPSİ, POLİDONTİ, POLİESTER, POLİFAGOS, POLİFONİK, POLİGENEZ, POLİMERAZ, POLİNEMİK, POLİPETAL, POLİPLEJİ, POLİPLOİT, POLİSEPAL, POLİTEİST, POLİTEİZM, POLİTİPİK, POLİTOKOZ, POLİTRİKİ, POLLÜSYON, POLONYALI, POLYECRAN, POLYESTER

8 harfli kelimeler

POLARICI, POLARİTE, POLARLIK, POLARMAK, POLAROİT, POLATBEY, POLATELİ, POLATKÖY, POLATLAR, POLİAMİN, POLİAMİT, POLİASİT, POLİFAJİ, POLİFONİ, POLİGALA, POLİGAMİ, POLİJİNİ, POLİKARP, POLİKSEN, POLİMELİ, POLİMERİ, POLİMORF, POLİOZİS, POLİPATİ, POLİSEVİ, POLİSİYE, POLİSLİK, POLİSOMİ, POLİSPOR, POLİTELİ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

POLAĞAN, POLAKAR, POLARGI, POLARİN, POLARMA, POLATIR, POLATLI, POLEMİK, POLİARK, POLİFAG, POLİFİL, POLİGAM, POLİGEN, POLİGON, POLİMER, POLİNOM, POLİPNÖ, POLİSAJ, POLİTİK, POLİTİP, POLİTOK, POLİÜRİ, POLİZOM, POLLEKS, POLONEZ, POLOSİT, POLYİZM

6 harfli kelimeler

POLİÇE, POLİOL, POLLİK

5 harfli kelimeler

POLAK, POLAR, POLAT, POLEN, POLES, POLİK, POLİP, POLİS, POLKA, POLOŞ, POLTA, POLUS

4 harfli kelimeler

POLÇ, POLİ, POLO, POLU

3 harfli kelimeler

POL

Bazı kelimelerin anlamları

POL

Hayvanları bağlamak için toprağa çakılan ağaç ya da demir kazık.

POLYOMAVİRÜSLER

Papovaviridae ailesinde yer alan bir virüs cinsi.

POLİVİNİLKLORİD

Vinilkloridin polimerizasyonuyla elde edilen sentetik bir madde.

POLİRADİKULİTİS

Sinir köklerinin yangısı.

POLİAKRİLONİTRİL

Akrilonitril yarı iletken polimeri.

POLİMERLEŞTİRME

Polimerleştirmek işi.

POLİMERLEŞTİRİLME

Polimerleştirilmek işi.

POLİVİNİLKLORİT

Bazı mıknatıslı kuşak tabanlarında ya da plaklarda kullanılan yoğruk çeşidi.

POLİYOMİYELİTİS

Omuriliğin gri maddesinin yangısı.

POLİSENSİTİVİTE

Çok sayıda ve çeşitlilikte etkene karşı, aşırı şekilde duyarlılık gösterme durumu.

POLİDİYOKSANON

Organizmada emilebilen, organik olmayan sentetik monofilament dikiş ipliği.

POLİİZOPRENOİT

Uzun zincirler hâlinde izopren polimerlerinden oluşan çok çeşitli bileşikler.

POLİMORFNÜKLEER

Parçalı çekirdek gösteren, parçalı çekirdekli. Parçalı çekirdekli lökosit.

POLİENSEFALİTİS

Beynin gri maddesinin yangısı, poliyoensefalitis, poliyoensefalopati.

POLİELEKTROLİT

Pekçok iyonlaşabilen grubu bulunan asidik (örnek, polistrensülfürik asit), bazik (örnek, polietenilpirinyum bromür) veya amfoterik (bk. proteinler) yapıda olabilen çözünebilir özellikte makromolekül. Suda elektrikle yüklü iyonlar oluşturan yüksek molekül ağırlıklı maddeler.

POLİMERLEŞTİRMEK

Bir maddeyi polimer durumuna dönüştürmek.

  -   -   -  

Anlamında POL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde POL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEDEKTİF

Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi.

BİREYCİLİK

Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.

AYNASIZ

Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.

AEROBİK

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.

AMBARLAMAK

Depolamak.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

CERMEN

Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. Bu halktan olan kimse.

AMBARLAMA

Ambarlama işi, depolama.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ÇEVGEN

Değnek. Polo.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ÇOBANDEĞNEĞİ

Karabuğdaygillerden, beyaz veya pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi (Polygonum aviculare).

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

ÇOKGEN

Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil, poligon.

COP

Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.

DEPOLAMA

Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

AVİSTO

Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.