Sonu PON ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pon" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

METİRAPON

8 harfli kelimeler

PANTAPON

7 harfli kelimeler

KRAMPON

6 harfli kelimeler

ZIMPON, KREPON, TERPON, PİNPON, PONPON, TAMPON, İGEPON

5 harfli kelimeler

AHPON, HİPON, HAPON, CAPON, JAPON, TAPON, LAPON, KUPON, JÜPON

4 harfli kelimeler

SPON

3 harfli kelimeler

PON

Bazı kelimelerin anlamları

PON

Kümes.

İGEPON

N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.

TERPON

Tırpan.

KREPON

Kıvrımları olan yün, pamuk veya ipek kumaş. Krepon kâğıdı.

HAPON

Varını yoğunu kaybeden kişi.

TAMPON

Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.

KRAMPON

Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.

CAPON

Fransızca kökenli japon: japon.

METİRAPON

Adrenal kabuk hücrelerinde 11ß-hidroksilaz enzimini baskılayarak kortizol ve kortikosteron salınımını azaltan ilaç.

PANTAPON

İçinde % 60 dolayında susuz morfinle kodein, tebain, narkotin, narsein ve papaverin bulunan, doğal afyon alkaloitlerini hidroklorür tuzları biçiminde tutan bir karışım.

ZIMPON

Düdük, küçük boru.

JAPON

Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. Japonya'ya özgü olan.

PİNPON

Yaşlı, çökmüş. Masa tenisi.

HİPON

118 atom numaralı kuramsal asalgaz.

PONPON

Yuvarlak püskül. Pudra sürmek için kullanılan yumuşak tüylü tuvalet gereci.

AHPON

Gübre, fışkı.

  -   -   -  

Anlamında PON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KENDİLİĞİNDENLİK

Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

GEYŞA

Dansçı ve şarkıcı Japon kadını. Özel olarak konuk ağırlamak için yetiştirilmiş Japon kadını.

JAPONCA

Japon dili. Bu dille yazılmış olan.

JİUJİTSU

Güçten çok yönteme dayanan, çıplak elle yapılmış olan Japon savunma tekniği.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

EMME

Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.

BOBİN

Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.

ALTAYCA

Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.

KAMELYA

Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica).

KENDİLİĞİNDEN

İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

KAMİKAZE

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı.

ANİME

Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.

KİMONO

Japonların önden çapraz olarak kavuşan uzun ve geniş kollu ulusal giysisi. Geniş kollu sabahlık.

LAPON

Laponya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Laponyalı.

KOMAR

Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 metre boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum).

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

KARATE

Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.

ÇÖVEN

Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.

GİNSENG

Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).