Kelimeler arşivi içinde; sonunda "por" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. Sonu por ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında por olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde por olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAZİDİYOSPOR, MİKROZOOSPOR
KONİDYOSPOR, KLAMİDOSPOR, NEFRİDYOPOR
ESİDYOSPOR, HETEROSPOR, TELÖTOSPOR, BLASTOSPOR, APLANOSPOR
ATRİYOPOR, MAKROSPOR, MİKROSPOR, UREDOSPOR, KARPOSPOR, ANİZOSPOR, HİDROSPOR, PLANOSPOR, TETRASPOR, BLASTOPOR
OKSOSPOR, PARASPOR, ZİGOSPOR, MONOSPOR, POLİSPOR, USTOSPOR, ASKOSPOR, MİKROPOR, MAYOSPOR, MADREPOR, MEGASPOR, EKZOSPOR, HOMOSPOR, GONOSPOR, ENDOSPOR
OTOSPOR, ZOOSPOR, ENDOPOR, GONOPOR, NÖROPOR, İZOSPOR
OOSPOR, TEMPOR, STUPOR
RAPOR, TAPOR, SÜPOR, SOPOR, SİPOR, SIPOR, LAPOR
APOR, SPOR
POR
POR
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Çürük taş. Kireçli topraklardan geçen suların yataklarında oluşan, karnabahar biçiminde kaya yığını. Çok taşlı, çakıllı toprak. Bitek olmayan toprak, çorak toprak. Çok sıcak havalarda görülen arıya benzer bir böcek. Saç: Ayşenin poru ipek gibi. Ağaç gövde ve dallarındaki kireçsi madde. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. Böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.Biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Gözenek.
TELÖTOSPOR
Pas mantarlarında bulunan kalın duvarlı sporlar.
MAKROSPOR
Makrosporangiumlarda meydana gelen büyük ve dişi sporlar, megaspor.
MİKROSPOR
Polen. Belirli mantar ve protozoonlarda iki farklı büyüklükte spor bulunduğunda küçük olan spora verilen ad.
KONİDYOSPOR
Konidyoforda zincir şeklinde üretilen eşeysiz bir spor.
ESİDYOSPOR
Puccinia graminis gibi mantarlarda görülen iki çekirdekli olarak meydana gelen mantar üreme hücresi.
MİKROZOOSPOR
Küçük hareketli bir spor.
KLAMİDOSPOR
Bir hif içerisinde oluşan eşeysiz mantar sporu.
NEFRİDYOPOR
Omurgasızların boşaltım organları olan nefridyumun dışarı açıldığı açıklık. Omurgasızların boşaltım organları olan nefridyumların vücut dışına açıldıkları açıklık.
UREDOSPOR
Pas mantarlarında tek tek meydana gelen iki çekirdekli sporlar.
BLASTOSPOR
Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanmayla oluşan spor. Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanma ile oluşan eşeysiz spor.
BAZİDİYOSPOR
Bazitli mantarların sporları.
ATRİYOPOR
Amfïyoksüslerde (Cephalochordata) solungaç çevresi boşluğunun arka bölgeden dışarı açıldığı delik; diğer hayvanlarda buna benzer açıklık. Branşiyal delik. (karşılık: brankiyal delik),Amfiyok süslerde solungaç çevresi boşluğunun ard bölgede dışarı açıldığı delik.
APLANOSPOR
Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor.
HETEROSPOR
Mikrospor ve makrospor gibi morfolojik ve eşey bakımından farklı sporlar. Biçim, büyüklük, bazen de fonksiyon bakımından biri diğerinden farklı olan sporlar.
KARPOSPOR
Rhodophyta'da görülen ve karposporangiyumlarda tek olarak meydana getirilen sporlar. Rhodophyta'da görülen ve karposporangiyumlarda tek olarak meydana getirilen sporlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde POR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANORAK
Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
BİSİKLETÇİ
Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
ASKOSPOR
Asklı mantarların sporu.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.