Kelimeler arşivi içinde; başında "pene" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. pene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PENETRASYON
PENEKLEMEK
PENETRANS, PENEVRENK
PENEPLEN
PENEKAT, PENEVİT, PENEVRE
PENEK, PENES, PENEZ
PENE
PENE
Kalem sapı.
PENEZ
Tembel : Bu çocuk penezin biridir. Kadın fesine takılan para. (Başkışla Karaman Konya).
PENEK
Pencere, tavan penceresi. Ahır ve kümeslerde, çoğunlukla gübre atmaya yarayan küçük pencere. Duvarda açılan çok küçük delik : Peneğin önünde sabaha kadar bekledim, bir şey göremedim. Girintili çıkıntılı bağ karıklarının dışında kalan geniş toprak parçası. Erzurum kenti, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PENETRASYON
İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Nüfuz etme.
PENEKAT
Teknedeki hamuru sıyırmaya yarayan bir çeşit araç.
PENEKLEMEK
Uyuklamak.
PENES
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul.
PENEVRENK
Kadınların giydiği abadan yapılmış don.
PENETRANS
Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesi.
PENEPLEN
Yontuk düz.
PENEVİT
Somun biçimi verilmiş hamur bezelerini fırına atmakta kullanılan tahta araç.
PENEVRE
Bir şey yemek için şunun bunun evinde dolaşan kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKROZOM
Sperm başının ucunda, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren hidroliz enzimlerini kapsayan, Golgi kompleksinden oluşan bir organel. Sperm başının ön kısmında, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren ve yumurtaya penetrasyon için gerekli hidroliz enzimlerini içeren, golgi kompleksinden oluşan bir organel. Spermatozoonun baş kısmında bulunan ve dölleme sırasında yumurta hücresini delmeye yarayan hyaluronidaz ve akrozin gibi enzimleri içeren sivri çıkıntı. Kimi parazit türleri spermatozoalarının önündeki en uç nokta.
KILCAR
Kıldan yapılmış kepenek : Çobana bir kılcar aldım. Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan dokunmuş çoban yağmurluğu.
PEREKE
Kepenek. (Ortayazı Senirkent Isparta).
FERECİK
Çoban kepeneği.
HILLİYH
Çoban kürkü; kepenek.
KEBE
Kısa kepenek.
ŞİGOE
Amerika'nın subtropik bölgeleriyle Afrika'da bulunan, gebe erişkinleri ayak veya vücudun diğer kısımlarındaki derinin altındaki kanallarda yaşayarak şiddetli irritasyon ve ülserayona neden olan ve burrowing flea, chigo, jigger ve sand flea olarak da adlandırılan pire türü, Tunga penetrans.
GILLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçükbaş hayvan dışkısı. Çok kısa, çok küçük. Çobanların giydikleri dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, kepenek. (Çağlayan Kars). Taranmış yünden yapılan keçe. (Çıldır Kars).
KILÇAR
Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan yapılmış kumaş. Kıldan örülmüş çorap. Kepenek. Atın kuyruk ve yelesinden koparılan kıl. Boyalı yün ipliği.
PERVANE
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.
GAMÇI
Kırbaç. Kamçı. Kepenek. (İlhan Ayaş Ankara).
NETME
Çobanların giydiği keçeden üstlük, kepenek.
HİLLİK
Çoban kepeneği. Çok eski giyim eşyası.
HILLİK
Çoban kepeneği. Eski. Toprak yemek kabı, güvecin küçüğü.
NAMÇI
Elde dokunan en iyi cins kepenek, yamçı. Sapsız bıçak.
KAYRIK
Soğuktan korunmaya yarayan kürk, kepenek, kilim ve benzerleri eşya. Ayrı, başka. Meyvesi çok olan ağaç dalının gövdeden ayrılmış durumu, ayrık.
KEPENEYH
Kelebek. Kepenek; kelebek; koyunlarda görülen kelebek hastalığı.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
KİRMAN
Elde yün eğirmeye yarayan araç. Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni. Topaç. Yün, iplik eğirmeye yarayan araç. Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen; bunu yiyen koyunların 'kepeneyh' hastalığına yakalandığı sanılır. Hisar, kale.
HILLIK
Şiddet, hız. Çoban kepeneği. Keçeden yapılma çoban kepeneği.