PENE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pene" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. pene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

PENETRASYON

10 harfli kelimeler

PENEKLEMEK

9 harfli kelimeler

PENETRANS, PENEVRENK

8 harfli kelimeler

PENEPLEN

7 harfli kelimeler

PENEKAT, PENEVİT, PENEVRE

5 harfli kelimeler

PENEK, PENES, PENEZ

4 harfli kelimeler

PENE

Bazı kelimelerin anlamları

PENE

Kalem sapı.

PENEVRENK

Kadınların giydiği abadan yapılmış don.

PENETRASYON

İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Nüfuz etme.

PENEVİT

Somun biçimi verilmiş hamur bezelerini fırına atmakta kullanılan tahta araç.

PENEKAT

Teknedeki hamuru sıyırmaya yarayan bir çeşit araç.

PENEKLEMEK

Uyuklamak.

PENEPLEN

Yontuk düz.

PENEVRE

Bir şey yemek için şunun bunun evinde dolaşan kişi.

PENES

Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul.

PENETRANS

Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesi.

PENEK

Pencere, tavan penceresi. Ahır ve kümeslerde, çoğunlukla gübre atmaya yarayan küçük pencere. Duvarda açılan çok küçük delik : Peneğin önünde sabaha kadar bekledim, bir şey göremedim. Girintili çıkıntılı bağ karıklarının dışında kalan geniş toprak parçası. Erzurum kenti, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

PENEZ

Tembel : Bu çocuk penezin biridir. Kadın fesine takılan para. (Başkışla Karaman Konya).

  -   -   -  

Anlamında PENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NAMÇI

Elde dokunan en iyi cins kepenek, yamçı. Sapsız bıçak.

KEPENEYH

Kelebek. Kepenek; kelebek; koyunlarda görülen kelebek hastalığı.

KAYRIK

Soğuktan korunmaya yarayan kürk, kepenek, kilim ve benzerleri eşya. Ayrı, başka. Meyvesi çok olan ağaç dalının gövdeden ayrılmış durumu, ayrık.

AKROZOM

Sperm başının ucunda, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren hidroliz enzimlerini kapsayan, Golgi kompleksinden oluşan bir organel. Sperm başının ön kısmında, spermin yumurtaya girebilmesini sağlamak üzere yumurta örtülerini sindiren ve yumurtaya penetrasyon için gerekli hidroliz enzimlerini içeren, golgi kompleksinden oluşan bir organel. Spermatozoonun baş kısmında bulunan ve dölleme sırasında yumurta hücresini delmeye yarayan hyaluronidaz ve akrozin gibi enzimleri içeren sivri çıkıntı. Kimi parazit türleri spermatozoalarının önündeki en uç nokta.

HILLİYH

Çoban kürkü; kepenek.

HILLİK

Çoban kepeneği. Eski. Toprak yemek kabı, güvecin küçüğü.

KILCAR

Kıldan yapılmış kepenek : Çobana bir kılcar aldım. Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan dokunmuş çoban yağmurluğu.

HILLIK

Şiddet, hız. Çoban kepeneği. Keçeden yapılma çoban kepeneği.

FERECİK

Çoban kepeneği.

KILÇAR

Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar. Kıldan yapılmış kumaş. Kıldan örülmüş çorap. Kepenek. Atın kuyruk ve yelesinden koparılan kıl. Boyalı yün ipliği.

GILLİK

Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçükbaş hayvan dışkısı. Çok kısa, çok küçük. Çobanların giydikleri dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, kepenek. (Çağlayan Kars). Taranmış yünden yapılan keçe. (Çıldır Kars).

HİLLİK

Çoban kepeneği. Çok eski giyim eşyası.

KEBE

Kısa kepenek.

PEREKE

Kepenek. (Ortayazı Senirkent Isparta).

KİRMAN

Elde yün eğirmeye yarayan araç. Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni. Topaç. Yün, iplik eğirmeye yarayan araç. Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen; bunu yiyen koyunların 'kepeneyh' hastalığına yakalandığı sanılır. Hisar, kale.

ŞİGOE

Amerika'nın subtropik bölgeleriyle Afrika'da bulunan, gebe erişkinleri ayak veya vücudun diğer kısımlarındaki derinin altındaki kanallarda yaşayarak şiddetli irritasyon ve ülserayona neden olan ve burrowing flea, chigo, jigger ve sand flea olarak da adlandırılan pire türü, Tunga penetrans.

PERVANE

Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.

GAMÇI

Kırbaç. Kamçı. Kepenek. (İlhan Ayaş Ankara).

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

NETME

Çobanların giydiği keçeden üstlük, kepenek.