Kelimeler arşivi içinde; sonunda "peni" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu peni ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında peni olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde peni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
RETİKULOSİTOPENİ
GRANÜLOSİTOPENİ
TROMBOSİTOPENİ, HEMATOSİTOPENİ
LENFOSİTOPENİ
BAZOFİLOPENİ, MONOSİTOPENİ, LÖKOSİTOPENİ
PANLÖKOPENİ, PANSİTOPENİ
ERİTROPENİ, EOZİNOPENİ, SİDEROPENİ, TROMBOPENİ
LENFOPENİ, GLİKOPENİ, NÖTROPENİ, OSTEOPENİ
LÖKOPENİ, SİTOPENİ, TİROPENİ
ÜROPENİ
PENİ
PENİ
Sterlinin yüzde biri değerindeki para birimi.
MONOSİTOPENİ
Kanda monositlerin azalması. Kanda monosit sayısının azalması.
GRANÜLOSİTOPENİ
Agranülositozis.
LENFOSİTOPENİ
Lenfopeni.
LÖKOSİTOPENİ
Kanda lökosit sayısının azalması; lökosit miktarının normalin altına inmesi.
TROMBOSİTOPENİ
Trombopeni. Dolaşım kanındaki kan pulcuklarının sayısının göreceli olarak azalması.
HEMATOSİTOPENİ
Kan hücresel elemanlarının azalması.
SİDEROPENİ
Vücudun ve kanın demirsiz kalması, vücut ve kanda demir azalması.
PANLÖKOPENİ
Kandaki akyuvar sayısının ileri derecede azalması. Kedi panlökopenisi.
ERİTROPENİ
Alyuvar azlığı.
TROMBOPENİ
Kanda trombosit sayısının anormal derecede azalması, trombositopeni.
BAZOFİLOPENİ
Kanda bazofil sayısının azalması.
PANSİTOPENİ
Kanın tüm biçimli elemanlarının üretiminin aşırı derecede baskılanması. Kemik iliği, lenf yumruları ve dalağın işlevlerini baskılayan radyasyon, trikloretilen, nitrofuran bileşikleri ve eğrelti otu gibi zehirlenmelerde görülür. Anemi, trombositopeni ve granülositopeniye neden olur.
LENFOPENİ
Kanda lenfosit sayısının azalması. Polisitemi, aplastik anemi, lenfosarkom, gibi durumlarda sayıları azalır, lenfositopeni.
EOZİNOPENİ
Kanda eozinofil granülositlerin azalması.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
Bu bölümde tanımı içerisinde PENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EDEAGUS
Bazı erkek böceklerin çiftleşme organı. İnsektlerin ve akarların çiftleşme organları veya penis.
FİMOZİS
Prepusyum deliğinin penisin çıkmasına izin vermeyecek derecede doğuştan veya sonradan anormal darlığı.
BAKAMPİSİLİN
Antibakteriyel spektrumu, etki gücü ve farmakokinetik özellikleri amoksisiline benzeyen yarı sentetik penisilin türevi bir madde.
YAMAÇ
Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.
EJAKULAT
Aniden dışarı atma; fırlatma; fışkırtma; özellikle spermayı fışkırır şekilde penisten dışarı atma.
AMOKSİSİLİN
Penisilin grubu bir antibiyotik. Ampisilinin fenil yan zinciri üzerine bir hidroksil grubu eklenmesiyle elde edilen, geniş etki spektrumuna sahip, yarı sentetik penisilin türevi ilaç.
DUMLAK
Tepenin arkası.
EJAKULASYON
Fırlatma şeklinde sperm çıkarılması. Özellikle spermanın penisten fışkırır biçimde dışarı atılması, aniden dışarı atma, fışkırma, meni boşalması, ejakulasyo, spermatism.
ERLİŞİYOZİS
Ehrlichia cinsi bakterilerin neden olduğu insan, köpek, sığır, koyun, keçi ve atlarda kenelerle bulaşan ateşli bir hastalık. Enfekte bireylerde ateş, baş ağrısı, anoreksi, kırgınlık, lökopeni, trombositopeni, miyozitis ve ara sıra ölüm görülebilmektedir. İnsan enfeksiyonlarına neden olan önemli türler Ehrlichia chaffeensis, Anaplasma phagocytophilum ve Ehrlichia ewingii'dir. Koyun, sığır, kedi ve köpeklerde ise Ehrlichia canis, Haemobartonella felis ve Anaplasma türleri enfeksiyona neden olmaktadır.
ÇEVŞEN
Küpenin kulağa takılacak yeri. Yaprağı, sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm.
DUPBUR
Tepenin en yüksek noktası, doruk.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
EREKSİYON
Dikleşme, sertleşme. Penisin sertleşmesi ve dikleşmesiyle belirgin durum.
STERLİN
Yüz peniden oluşan İngiliz para birimi, paunt.
GLİSERİL
Propenil, 1,2,3-propanetril radikali. Diğer yapıları şunlardır; Gliseril aldehit: Gliseraldehit, Gliseril hidroksit: Gliserol, Gliseril laurat: trilaurin. Gliserolün hidroksil grubunun bir, iki veya üçünden hidrojenin kaldırılmasıyla oluşan mono, di veya trivalan radikaller.
ANNAK
Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.
AĞDIRIK
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Tepenin arkası, tepenin görünmiyen yeri. Şımarık, ne oldum delisi, kibirli. Kusur, hata, eksik taraf, kabahat, ayıp, örgensel kusur, hastalık: Ağmansız adam olmaz. Eksik, kusur.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
AMAK
Tepenin en sivri yeri: Şu dağın amakına kadar çıktım. Almak. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Atmak. Eğmek.
EPİSPADİAS
Penisin üst yüzünde üretral açıklığın bulunması.