Kelimeler arşivi içinde; başında "peni" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. peni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu peni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PENİSİLLİOZİS
PENİCİLLİUM, PENİSİLAMİN, PENİSİLİNAZ
PENİCULİNA, PENİRLEMEK, PENİSİLYUM
PENİSİLİN
PENİSE
PENİL, PENİR, PENİS, PENİZ
PENİ
PENİ
Sterlinin yüzde biri değerindeki para birimi.
PENİSE
Kuytu yer.
PENİSİLAMİN
Etkin bir tiyol bileşiği olduğundan bakır gibi metalleri bağlayan ve bunlarla olan zehirlenmelerde kullanılan ayrıca romatizmal eklem hastalığı tedavisinde de kullanılan narkotik olmayan ağrı kesici bir ilaç.
PENİR
Peynir.
PENİSİLİNAZ
Penisilini, penisiloata hidroliz eden ve penisilin allerjisinin tedavisinde kullanılan bir enzim.
PENİCİLLİUM
Doğada yaygın olarak bulunan küf cinsi.
PENİS
Erkeklik organı.
PENİZ
(Ortaoyunu): Ortaoyunu argosunda söz anlamında kullanılır. Orta Oyunu terimi.Söz.
PENİSİLLİOZİS
Yeşil-mavi küf mantarları olarak bilinen Pencillium türlerinin oluşturduğu burun ve sinüslerin nekrotik yangısıyla belirgin, aspergillozis benzeri mantar enfeksiyonu.
PENİSİLYUM
Mikotoksikozis.
PENİCULİNA
Hymenostomatia alt sınıfında, Hymenostomatida takımında bulunan birçok türü alg yapılı ve Gram negatif, Paramecium cinsini içeren, büyük, serbest yüzen, biçimi değişmeyen, tatlı su protozoa alt takımı.
PENİL
Penisle ilgili, penise ait olan.
PENİSİLİN
Mikroplu hastalıkların tedavisinde kullanılan bir antibiyotik türü.
PENİRLEMEK
Yiyeceğin içine peynir koymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUMLAK
Tepenin arkası.
STERLİN
Yüz peniden oluşan İngiliz para birimi, paunt.
AĞDIRIK
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Tepenin arkası, tepenin görünmiyen yeri. Şımarık, ne oldum delisi, kibirli. Kusur, hata, eksik taraf, kabahat, ayıp, örgensel kusur, hastalık: Ağmansız adam olmaz. Eksik, kusur.
EPİSPADİAS
Penisin üst yüzünde üretral açıklığın bulunması.
EJAKULASYON
Fırlatma şeklinde sperm çıkarılması. Özellikle spermanın penisten fışkırır biçimde dışarı atılması, aniden dışarı atma, fışkırma, meni boşalması, ejakulasyo, spermatism.
ÇEVŞEN
Küpenin kulağa takılacak yeri. Yaprağı, sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm.
ERLİŞİYOZİS
Ehrlichia cinsi bakterilerin neden olduğu insan, köpek, sığır, koyun, keçi ve atlarda kenelerle bulaşan ateşli bir hastalık. Enfekte bireylerde ateş, baş ağrısı, anoreksi, kırgınlık, lökopeni, trombositopeni, miyozitis ve ara sıra ölüm görülebilmektedir. İnsan enfeksiyonlarına neden olan önemli türler Ehrlichia chaffeensis, Anaplasma phagocytophilum ve Ehrlichia ewingii'dir. Koyun, sığır, kedi ve köpeklerde ise Ehrlichia canis, Haemobartonella felis ve Anaplasma türleri enfeksiyona neden olmaktadır.
YAMAÇ
Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.
EJAKULAT
Aniden dışarı atma; fırlatma; fışkırtma; özellikle spermayı fışkırır şekilde penisten dışarı atma.
AMAK
Tepenin en sivri yeri: Şu dağın amakına kadar çıktım. Almak. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Atmak. Eğmek.
EDEAGUS
Bazı erkek böceklerin çiftleşme organı. İnsektlerin ve akarların çiftleşme organları veya penis.
BAKAMPİSİLİN
Antibakteriyel spektrumu, etki gücü ve farmakokinetik özellikleri amoksisiline benzeyen yarı sentetik penisilin türevi bir madde.
ANNAK
Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.
DUPBUR
Tepenin en yüksek noktası, doruk.
EREKSİYON
Dikleşme, sertleşme. Penisin sertleşmesi ve dikleşmesiyle belirgin durum.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
GLİSERİL
Propenil, 1,2,3-propanetril radikali. Diğer yapıları şunlardır; Gliseril aldehit: Gliseraldehit, Gliseril hidroksit: Gliserol, Gliseril laurat: trilaurin. Gliserolün hidroksil grubunun bir, iki veya üçünden hidrojenin kaldırılmasıyla oluşan mono, di veya trivalan radikaller.
AMOKSİSİLİN
Penisilin grubu bir antibiyotik. Ampisilinin fenil yan zinciri üzerine bir hidroksil grubu eklenmesiyle elde edilen, geniş etki spektrumuna sahip, yarı sentetik penisilin türevi ilaç.
FİMOZİS
Prepusyum deliğinin penisin çıkmasına izin vermeyecek derecede doğuştan veya sonradan anormal darlığı.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.