Sonu PAÇA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "paça" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu paça ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında paça olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde paça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BALDIRPAÇA, KARASAPAÇA

8 harfli kelimeler

ÇALAPAÇA

7 harfli kelimeler

ALAPAÇA, BOLPAÇA, KIMPAÇA

6 harfli kelimeler

POPAÇA

4 harfli kelimeler

PAÇA

Bazı kelimelerin anlamları

PAÇA

Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

ALAPAÇA

Ayakları beyaz renkli at.

BOLPAÇA

Pantolon.

POPAÇA

Papatya.

KARASAPAÇA

Kastamonu şehrinde, Tosya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇALAPAÇA

Zorla yürüterek, sürükleye sürükleye.

BALDIRPAÇA

Açık saçık, çıplak, çırılçıplak.

KIMPAÇA

Ağsız kadın donu.

  -   -   -  

Anlamında PAÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAMURLUK

Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.

PAÇACILIK

Paçacının işi veya mesleği.

BRAHMA

İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.

ÇAKŞIRLI

Çakşır giymiş. Ayakları tüylü, paçalı (kuş).

ÇEMRENMEK

Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.

PAÇAVRACILIK

Paçavracının işi işi.

ÇAKŞIR

Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

PAÇASIZ

Paçası olmayan. İçinde paça bulunmayan.

GRİP

Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

ÇAPUT

Eskimiş bez parçası, paçavra. Bez.

PAÇAVRALAŞMA

Paçavralaşmak işi.

ÇEMREMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

KİSPET

Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon.

KÜLOT

Kısa, beli lastikli iç çamaşırı, don. Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon.

PAÇALIK

Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü. Gelinin paça günü giydiği giysi. Paça çorbası yapmak için ayrılmış. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç.

PAÇALI

Herhangi bir biçimde paçası olan. Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı).

PAÇACI

Kasaplık hayvanların ayaklarını satan kimse. Paça, işkembe pişirilen dükkân.

PAÇAVRALAŞMAK

Paçavra durumuna girmek.

PAÇAVRACI

Paçavra toplayıp satan kimse.