İçinde PAÇA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "paça" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde paça bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu paça ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında paça olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

PAÇAVRALAŞMAK

12 harfli kelimeler

PAÇAROZLAMAK, PAÇAVRALAŞMA, PAÇAVRACILIK

10 harfli kelimeler

KARASAPAÇA, BALDIRPAÇA

9 harfli kelimeler

PAÇAVRACI, PAÇACILAR, ARPAÇAYIR, PAÇAGERME, PAÇALLAMA, PAÇANAKLI, PAÇACILIK

8 harfli kelimeler

ÇALAPAÇA

7 harfli kelimeler

ALAPAÇA, PAÇAKLI, PAÇARIŞ, PAÇADAN, PAÇARIS, PAÇARES, KIMPAÇA, BOLPAÇA, PAÇAVRA, PAÇASIZ, PAÇARIZ, PAÇALIK, PAÇARİS, PAÇARİŞ, ARPAÇAY

6 harfli kelimeler

POPAÇA, PAÇALA, PAÇALI, PAÇACI

5 harfli kelimeler

PAÇAN, PAÇAL

4 harfli kelimeler

PAÇA

Bazı kelimelerin anlamları

PAÇA

Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

PAÇAGERME

Tek ya da iki bacak gerilerek yürüme, aksama: Paçagerme yürüyor. İki bacak arası açık olma durumu: Çocuğu paçagerme etme.

ARPAÇAYIR

Erzurum kenti, Aras nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PAÇACILAR

Uşak ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

PAÇANAKLI

Pis, beceriksiz (kadın).

PAÇAVRALAŞMA

Paçavralaşmak işi.

PAÇAROZLAMAK

Bir iş ya da davranışa engel olmaya çalışmak.

PAÇACILIK

Paçacının işi veya mesleği.

PAÇAVRACILIK

Paçavracının işi işi.

ALAPAÇA

Ayakları beyaz renkli at.

PAÇAVRALAŞMAK

Paçavra durumuna girmek.

PAÇAVRACI

Paçavra toplayıp satan kimse.

PAÇALLAMA

Sıvıları birbirine karıştırma işlemi.

BALDIRPAÇA

Açık saçık, çıplak, çırılçıplak.

KARASAPAÇA

Kastamonu şehrinde, Tosya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇALAPAÇA

Zorla yürüterek, sürükleye sürükleye.

  -   -   -  

Anlamında PAÇA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SLİP

Paçasız ve sıkıca saracak biçimde dikilmiş erkek donu. Ödeme belgesi.

ÇAMURLUK

Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.

PAÇACI

Kasaplık hayvanların ayaklarını satan kimse. Paça, işkembe pişirilen dükkân.

PAÇASIZ

Paçası olmayan. İçinde paça bulunmayan.

PAÇALI

Herhangi bir biçimde paçası olan. Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı).

ÇEMRENMEK

Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak. Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak.

ÇAKŞIRLI

Çakşır giymiş. Ayakları tüylü, paçalı (kuş).

SUBYE

Ayağın altından geçen, tozluğa veya pantolon paçalarına bağlanan deriden, kumaş vb.nden şerit.

ÇAKŞIR

Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

PAÇALIK

Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü. Gelinin paça günü giydiği giysi. Paça çorbası yapmak için ayrılmış. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç.

KİSPET

Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

PİŞTOV

Osmanlı ordusunda bir süre kullanılan, paçavrayla sıkıştırılmış barutu horozunda bulunan çakmak taşı ile ateşleyip kurşun bilyeyi atan, kısa namlulu, tek atış yapılabilen bir tabanca türü.

ÇAPUT

Eskimiş bez parçası, paçavra. Bez.

GRİP

Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.

KÜLOT

Kısa, beli lastikli iç çamaşırı, don. Genellikle binicilerin giydikleri paçası dar, üst bölümü geniş pantolon.

ÇEMREMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

BRAHMA

İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.

SIVAMAK

Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.

PANTOLON

Belden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek.