İçinde PAÇI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "paçı" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde paçı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu paçı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında paçı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PAÇI

Kız çocuğu.

ABAPAÇIK

Bembeyaz. Tertemiz.

APAÇIKLIK

Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.

PAÇIK

Ebegümeci.

PAÇIN

Çevresi püsküllü erkek başörtüsü.

PAÇILAMAK

Avuçlamak.

APPAÇIK

Bembeyaz.

APAÇIK

Çok açık, çok belirgin.

  -   -   -  

Anlamında PAÇI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞİKAR

Açık, apaçık, belli, meydanda.

BELLİBELEK

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

BELİT

Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.

AYNELAÇIK

Apaçık, besbelli.

SARAHATEN

Açıkça, apaçık, açıktan açığa.

BELGADE

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

BELLÜ

Besbelli, apaçık, belli, belirli. Belli, aşikâr.

BEMBEYAZ

Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.

ÖNKANIT

Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda başvurulan ve apaçık göründüğü için kanıtlanmadan doğru sayılan ilksav.

BEDAHET

Besbelli, apaçık olma durumu. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği.

ÖNKOYUT

Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav.

BEDİHİ

Besbelli, apaçık.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BELKADE

Besbelli, apaçık, belli, belirli. Acaba.

BELLU

Besbelli, apaçık, belli, belirli.

GÖRÜNÜR

Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

BELLİBENEK

Besbelli, apaçık, belli, belirli.