Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ort" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ort ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ort olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ort olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZAVRATIZORT, KOTRANSPORT
HAGARAGORT
SAVULYORT, SAVILYORT, SOĞULYORT, NATÜRMORT, REEKSPORT, TRANSPORT
PASAPORT, ANTİPORT, HALAPORT, HORTHORT, HELİPORT, PAŞAPORT
CİMCORT, SİMPORT, ÜNİPORT, DİSTORT, ACIDORT, ZAMZORT, ZİMZORT
LAPORT, ŞAŞORT, FİYORT, ESKORT
YOORT, AVORT, ABORT, OTORT, APORT, AKORT
YORT, ZORT, TORT, PORT, MORT, HORT, GORT, DORT, CORT, ŞORT, LORT, KORT, AORT
ORT
ORT
Ateş, od.
ANTİPORT
Zarda bulunan taşıyıcı moleküllerle bir molekül ya da iyon içeri taşınırken aynı anda başka bir molekülün dışarı taşınması; Na+ K+ATPaz enziminin üç sodyum iyonunu hücre dışına, iki potasyum iyonunu hücre içine taşıması gibi. Kontra-transport.
NATÜRMORT
Ölüdoğa.
TRANSPORT
Bir yerden başka bir yere taşıma, iletme, nakil. Taşımacılık, nakliyat.
HAGARAGORT
1 -Türk doğaçlama tiyatrosunda tragedya için kullanılan argo sözcük. Tanzimat tiyatrosunda acılı oyunlar için kullanılan argo sözcük. Tiran, hain, düşman rolü. haile. Eski Türk tiyatrosunda tragedyaya ve melodrama verilen ad. (Ermenice) Tiran, hain, düşman rolü.
SAVILYORT
Ahmak.
ZAVRATIZORT
Hoppa, beğenilmeyen kadın.
PASAPORT
Yabancı ülkelere gidecek olanlara yetkili kuruluşça verilen, yabancı ülke yetkililerinin kimlik incelemesinde geçerli olan belge.
KOTRANSPORT
Birlikte taşınım.
PAŞAPORT
(Fransızca kökenli passeport) pasaport. Pasaport.
SAVULYORT
Düzensiz, dağınık.
REEKSPORT
Bir ülkeden alınan malın başka bir ülkeye satılması.
HORTHORT
Düdük, kaval.
HALAPORT
Silah ve sopalarla yapılan kavga, gürültü, patırtı.
SOĞULYORT
Asık suratlı, suratsız.
HELİPORT
Helikopter pisti.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.