Kelimeler arşivi içinde; sonunda "osa" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu osa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında osa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde osa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOHOSA, HOROSA
GROSA, ABOSA
KOSA, POSA, FOSA, LOSA, SOSA, TOSA, YOSA
OSA
OSA
Olsa.
HOROSA
Kızgınlık, öfke.
GROSA
On iki düzine.
FOSA
Yaşlı koyun. Döküntü, çürük, işe yaramaz: Elmaların fosasını ne yaptınız?.
POSA
Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.
YOSA
Yoksa. Yok ise, karşılığı yohsa.
TOSA
Sopayla vurularak oynanan yuvarlak taş.
LOSA
Loğusa. Kabuklarını yeni değiştirmiş, yumuşak durumda olan İstakoz, çağanoz ve benzerleri hayvanlar.
SOSA
Şose yol. Şose.
KOSA
Bir tür uzun saplı orak.
BOHOSA
Yerli bez, patiska.
ABOSA
Gemide hareket hâlindeki halatın veya zincirin bir an durdurulması için verilen komut.
Bu bölümde tanımı içerisinde OSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAKIRDAK
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.
POSALANMA
Posalanmak işi.
MİMOZA
Baklagillerden, çiçekleri sarı, bazı türleri beyaz veya menekşe renginde, yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi, gümüşi akasya (Mimosa).
GALON
Anglosaksonların kullandığı yaklaşık dört buçuk litrelik bir tür ölçü birimi. Çoğunlukla akaryakıt vb. sıvı maddeleri taşımada kullanılan, silindir biçiminde, metalden büyük kap. Boya sanayisinde kullanılan beş litrelik ambalaj.
KÜREYİCİ
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.
MELAS
Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa.
GÜL
Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa). Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği.
KARAÇALI
Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki, çalı dikeni (Paliurus spinosa). İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse.
KUŞBURNU
Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı (Rosa canina). Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi. Bu meyveden yapılmış olan içecek.
PEYGAMBERDEVESİ
Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 santimetre boyunda, düz kanatlı, çok obur böcek (Mantis religiosa).
DENİZKEDİSİ
Tüm başlılar takımından, vücudu ince uzun, büyük başlı, derin ve büyük denizlerde yaşayan bir balık, denizmaymunu (Chimaera monstrosa).
EROTİK
Cinsel duyumlar veya onlara bağlı olan duyumların uyandırdığı duygu ve coşkularla ilgili olan, kösnül, şehvani, şehevi, erosal.
CİBRE
Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası.
MİNAKOP
Gölge balığı (Umbrina cirrosa).
LODOSLU
Lodosu olan, lodosa sahip veya lodosa maruz kalan.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
LODOSLAMAK
Lodos esmeye başlamak. Rüzgâr lodosa çevirmek.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
BENİÇİNCİ
Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.
POSALI
Posası olan.