Kelimeler arşivi içinde; sonunda "osi" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu osi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında osi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde osi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEGALOGLOSİ
MAKROGLOSİ, ŞİZEKENOSİ
PARDOSİ
AGNOSİ, AGLOSİ
FOSİ, KOSİ
OSİ
OSİ
Keçi kovalama ünlemi.
ŞİZEKENOSİ
Kimi akarlarda bulunan atıkların elimine edildiği bir sistem.
MAKROGLOSİ
Dilin normalden büyük oluşu, megaloglosi. Doğuştan veya sonradan oluşan nedenlerle biçimlenir. Buzağılarda mavidil hastalığında diğer doğuştan yapılış bozukluklarıyla birlikte görülür.
AGLOSİ
Dilin doğuştan bulunmaması.
PARDOSİ
Pardösü.
KOSİ
Kuluçka tavuk. Kuluçka.
AGNOSİ
Tanısızlık.
FOSİ
Herhangi bir şey dikmek için açılan çukur.
MEGALOGLOSİ
Makroglosi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MOTOR
Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Motosiklet.
MAMUT
Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius).
LENF
Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.
ARKEOPTERİKS
Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.
FOSİLLİ
İçinde fosil bulunan.
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.
KEHRİBAR
Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılır ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkapan. Bu reçineden yapılmış.
MÜSTEHASE
Fosil.
FOSİLLEŞMEK
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.
DİYATOME
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
SEPET
Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.
FOSİLLEŞME
Fosilleşmek durumu, taşıllaşma.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
MOTORCU
Deniz motoru işleten kimse. Motosiklet kullanan kimse.
KADRO
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.
AZOL
Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı.