Kelimeler arşivinde; içinde "oru" olan, toplam 454 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oru bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oru ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oru olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SORUŞTURMACILIK, SORUŞTURABİLMEK, YORUMLANABİLMEK, YORUMLATABİLMEK, YORUMLAYABİLMEK
SORUMSUZLAŞMAK, HAEMOPHORUCTUS, KORUDOĞURLIYAN, KORUNULABİLMEK, PORUKLUKÇALISI, SORUŞTURABİLME, TOPLUSORUŞTURU, YENİTORUNOBASI, YORUMLANABİLME, YORUMLATABİLME, YORUMLATTIRMAK, YORUMLAYABİLME
SORUMSUZLAŞMA, DORUCAŞAHİNCİ, DORUMBAĞIRDAN, KORUNAKSIZLIK, KORUNULABİLME, YORUMLATTIRMA, YUKARIDORUKLU
SORUŞTURMACI, ASEFALOTORUS, AŞAĞIDORUKLU, BAKAYORURKEN, DOKSORUBİSİN, GALAKTOFORUS, KORUDEĞİRMEN, KORUNABİLMEK, KORUNAKLILIK, KORUYABİLMEK, TORUNSOLAKLI, YORULABİLMEK, YORULUVERMEK
KARBORUNDUM, KORUYUCULUK, MORUKLAŞMAK, SORUMSUZLUK, SORUNSUZLUK, SORUŞTURMAK, SORUŞTURUCU, YORUMLANMAK, ARAKORUNCAK, BALABANKORU, BLASTOPORUS, CORULDAŞMAK, DABANDORUYA, GEDİYORUMAK, GELİYORUMAK, GORUMLANMAK, HORUZKARASI, HORUZYÜREĞİ, KIZILCAKORU, KORUHDURMAH, KORUKTURMAK, KORUMACILIK, KORUNABİLME, KORUNAKLAMA, KORUYABİLME, KÜÇÜKORUCUK, MELEKŞEORUÇ, MİCROSPORUM, MİKROSPORUM, RHODOTORULA, Devamını Oku »»
ACEMBORUSU, DORUKLAMAK, HORULDAYIŞ, KORUNAKSIZ, KORUNGALIK, MORUKLAŞMA, MORUMTIRAK, SORUMLULUK, SORUMSUZCA, SORUŞTURMA, YORUMCULUK, YORUMLAMAK, YORUMLANMA, ZORUNLULUK, BAŞLIYORUZ, CORUKLAMAK, CORULDAMAK, CORUMLAMAK, ÇUKURDORUÇ, DEVEKORUSU, DORUKKİRİŞ, DORUKLAYIN, DORUKSARAY, DORUKTEKİN, GAŞGORUDAN, GORULDAMAK, GÖRENDORUK, HORULDAMAK, HORUMLAMAK, KARNİVORUS, Devamını Oku »»
BORUCULUK, DORUKLAMA, HORULDAMA, KORUCULUK, KORUMALIK, KORUNAKLI, KORUNUMLU, YORUMLAMA, AĞAÇKORUR, BABATORUN, BOĞAZKORU, BORUKKUYU, BORUKTOLU, ÇALTIKORU, DABANDORU, DİNDORUĞU, DORUKDİBİ, DORUKISEÇ, DORUKKENT, DORUKKURT, DORUKSEKİ, DORUKTAKİ, DORUKTEPE, DORULAMAK, ESENDORUK, GÖKÇEKORU, HORURTMAK, İDRİSKORU, KARADORUK, KOPAYORUR, Devamını Oku »»
KORUNCAK, KORUNMAK, KORUYUCU, ORUNLAMA, SORULMAK, SORUMSUZ, SORUNSAL, SORUNSUZ, SORUŞMAK, SORUTKAN, SORUTMAK, YORULMAK, ZORUNLUK, ALAKORUK, ATIYORUM, AVCIKORU, BONDORUH, DALKORUR, DİMDORUK, DORUHLUH, DORUKHAN, DORUKKAN, DORUKKUT, DORUKLUK, DORUKMAK, DORUKUCU, DORULAMA, DORUMALİ, DORUMCUK, DORUMLAR, Devamını Oku »»
GENSORU, HORULTU, KORUCUK, KORUGAN, KORULUK, KORUMAK, KORUNAK, KORUNGA, KORUNMA, KORUNUM, KORUYUŞ, MORUMSU, ORUÇSUZ, SORULMA, SORUMAK, SORUMLU, SORUNLU, SORUŞMA, SORUTMA, YORULMA, YORUMCU, ZORUNLU, AKDORUK, ATACORU, BORUCAK, BORUCUK, BORUÇUL, BORULAR, BORUSUZ, BORUZAN, Devamını Oku »»
BORUCU, BORULU, KORUCU, KORUMA, MORULA, ORUÇLU, SORUMA, AKDORU, BOHORU, BORUZA, CHORUS, DORUCA, DORUSU, GORUCU, GORUMA, JORURİ, KORULU, KORUNÇ, KORUNU, KUDORU, ORUCİK, ORUCUK, ORUSBU, SORUAN, SORUCU, ŞORUYA, TORUKE, TORULA, YORUCU
BORUK, CORUM, DORUK, DORUM, FORUM, KORUK, KORUN, MORUK, SORUM, SORUN, TORUL, TORUM, TORUN, YORUM, BORUÇ, BORUH, BORUM, BORUŞ, CORUH, CORUK, CORUT, DORUÇ, DORUG, DORUH, DORUN, FORUK, FORUT, FORUZ, GORUH, GORUK, Devamını Oku »»
BORU, DORU, KORU, ORUÇ, ORUN, SORU, FORU, GORU, HORU, LORU, ORUK, ORUM, ORUS, ORUŞ, ORUZ, TORU
ORU
ORU
Oraya.
TOPLUSORUŞTURU
Bir soru çizinliğinin küme olarak bir arada bulunan kişilere ya da küme oluşturan evrenlere verilerek yanıtların aynı zamanda ve topluca alınması.
YORUMLATABİLME
Yorumlatabilmek işi.
YENİTORUNOBASI
Aksaray ilinde, Sarıyahşi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PORUKLUKÇALISI
Dikenli bir çeşit ot.
YORUMLANABİLME
Yorumlanabilmek işi.
KORUNULABİLMEK
Korunulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SORUMSUZLAŞMAK
Sorumsuzca davranmak.
YORUMLATABİLMEK
Yorumlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KORUDOĞURLIYAN
Kırılmış şişe ya da camdan yapılmış herhangi bir şeyi iyi onaran kimse.
SORUŞTURMACILIK
Soruşturmacının yaptığı iş, soruşturuculuk, muhakkiklik.
YORUMLAYABİLMEK
Yorumlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SORUŞTURABİLMEK
Soruşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YORUMLANABİLMEK
Yorumlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SORUŞTURABİLME
Soruşturabilmek işi.
HAEMOPHORUCTUS
Heleidae ailesinde bulunan kan emen sinek cinsi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AHFAT
Erkek torunlar.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.