Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oranlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oranlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oranlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oranlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ORANLAMA
Oranlamak işi, tahmin, kıyas.
HORANLAMA
Gelişigüzel konuşma, ölçüsüz konuşma: Yeter horanladın. Masal, uydurma söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORANLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAKTAKILAMAK
Oranlamak, kestirmek.
ÖDENEKLİK
Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.
HESAP
Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
KEVŞETMEK
Oranlamak, kestirmek.
YOMLAMAK
Sanmak, oranlamak. Uygun görmek: Iraz kızı Ali'ye yomluyorduk. Sevmemek, beğenmemek.
URANLAMAK
Oranlamak, karşılaştırmak, kestirmek.
KIYASLAMAK
Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.
TAHMİN
Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.
TUYLUMLAMAK
Oranlamak, kestirmek.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
KIYAS
Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.
KESİMLEMEK
Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).
SEVSERİYE
1.Boş yere, boşuna. 2.Aşağı yukarı, oranlama.
SENSERİYE
Düşünmeden, oranlamadan.
ORANLAYICI
Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.
KARAVİLLEMEK
Gizlice araştırıp öğrenmek. Tasarlamak, oranlamak.
KARAVULLAMAK
Tasarlamak, oranlamak.
TAHMİNİ
Oranlamaya, tahmine göre, kararlama, aşağı yukarı.
ORANLAYABİLMEK
Oranlama imkânı veya olasılığı bulunmak.