ORANLAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oranlama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. oranlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oranlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oranlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ORANLAMA

Oranlamak işi, tahmin, kıyas.

ORANLAMAK

Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek. Eşit tutmak. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek. Karşılaştırmak, kıyaslamak.

ORANLAMASINA

Kabaca, çirkince, uygunsuzca (yapılan işler için).

  -   -   -  

Anlamında ORANLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORANLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARAVULLAMAK

Tasarlamak, oranlamak.

ORANLAYICI

Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.

TAHMİNİ

Oranlamaya, tahmine göre, kararlama, aşağı yukarı.

TUYLUMLAMAK

Oranlamak, kestirmek.

KEVŞETMEK

Oranlamak, kestirmek.

ÖDENEKLİK

Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.

SENSERİYE

Düşünmeden, oranlamadan.

ORANLAYABİLMEK

Oranlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KESİMLEMEK

Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).

YOMLAMAK

Sanmak, oranlamak. Uygun görmek: Iraz kızı Ali'ye yomluyorduk. Sevmemek, beğenmemek.

KARAVİLLEMEK

Gizlice araştırıp öğrenmek. Tasarlamak, oranlamak.

KIYAS

Bir tutma, denk sayma. Tasım. Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Örnekseme.

TAHMİN

Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

KIYASLAMAK

Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.

TAKTAKILAMAK

Oranlamak, kestirmek.

SEVSERİYE

1.Boş yere, boşuna. 2.Aşağı yukarı, oranlama.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

URANLAMAK

Oranlamak, karşılaştırmak, kestirmek.

HESAP

Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.