Sonu ORAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "orak" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu orak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında orak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde orak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

LEYLEKORAK

9 harfli kelimeler

KUMAÇORAK

8 harfli kelimeler

KOCAORAK

6 harfli kelimeler

AHORAK, ANORAK

5 harfli kelimeler

HORAK, YORAK, ŞORAK, SORAK, PORAK, KORAK, GORAK, DORAK, TORAK, ÇORAK, BORAK

4 harfli kelimeler

ORAK

Bazı kelimelerin anlamları

ORAK

Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. Ekin, ot vb. biçme işi. Ekin biçme zamanı.

ÇORAK

Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

KORAK

Karda açılan ince yol, iz. Bakırcıların kullandıkları küçük demir örs. Ağaç mandallı kapı.

ŞORAK

Tuzlu, acı su. Tuzlu, çorak.

HORAK

Küçük kürek biçiminde bükülerek kaşık gibi yemek yenilen yufka etmeği. Vücut. Boynuz.

ANORAK

Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.

KOCAORAK

Yonca, çayır biçmek için kullanılan orak. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

AHORAK

İlkbaharda, çift sürerken öküzlerin otlamaması için ağızlarına takılan, ince dallardan örülmüş bir alet.

KUMAÇORAK

Bartın kenti, Arıt nahiyesine bağlı bir yer.

PORAK

Soda, boraks.

TORAK

Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet. Çökelek.

YORAK

Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Değirmen taşının çevresindeki un kanalı. Mest, çapula, yemeni gibi ayakkabılara vurulan meşin yama. Yama. Köşkerin kullandığı tabaklanmış deri, deri parçası. Ayak kabıya vurulan pençe. Araba tekerinin parmaklığı. Çevre (ağız için sövgüde kullanılır). Ağız çevresinde kuruyan tükrük. Dudakların birleştiği köşe. Kıyı, yakın çevre: Bir yorağa çekil hayvan çiğnemesin. Yatkınlık, alışkanlık. Yama (genellikle ayakkabı için). Ayakkabıların üst yüzüne vurulan yama. (Tepecikköy Tavşanlı Kütahya). Kapı sürgüsü. (Fındıkoluk Bilecik). Kağnı tekerini oluşturan ağaç kısımlardan herbiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).

LEYLEKORAK

Orağın büyüğü.

DORAK

Kekik. Yoğurt ve kaymaktan yapılan bir çeşit yağlı peynir. Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Yumuşak taştan yapılan ve yoğurt süzmekte kullanılan bir çeşit süzgeç. İçine yoğurt konan oyuk taş. Dereotu. Tepe, en yüksek yer, uç. Süzülmüş yoğurt, çökelek. Tepe, en yüksek yer, doruk. Bursa şehrinde, Söğütalan bucağına bağlı bir bölge. İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SORAK

Hortum. Kayşa, göçük. Bebeklere, tülbent içine tatlı konularak yapılan emzik. Tülbent içine tatlı konularak yapılan emzik.

GORAK

Afyon meyvesi. Siyah sofdan dikilmiş kadın mantosu. Çam kozası.

  -   -   -  

Anlamında ORAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞİMŞİR

Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens). Bu keresteden yapılan. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi.

ÇORAKLAŞMAK

Çorak duruma gelmek.

KURAK

Yağışsız (hava, mevsim, yıl). Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak).

ORAKÇILIK

Orakçının işi.

ÇÖLLÜK

Çölü çok olan. Çorak.

KAVRAMA

Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

KEPİR

Çorak, çamurlu, verimsiz toprak.

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

ÇORAKLAŞTIRMAK

Çorak duruma getirmek.

ORAKLAŞMA

Oraklaşmak işi.

HAMHALAT

Kaba saba, görgüsüz. Verimsiz, çorak, kuru.

KUŞEKMEĞİ

Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki, çobandağarcığı (Thlaspi).

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

TEMMUZ

Yılın yedinci ayı, orak ayı.

KAMKAZ

Kesme özelliğini yitirmiş, körleşmiş, keskin olmayan bıçak, orak vb. araç.

KOSA

Bir tür uzun saplı orak.

ÇALILANDIRMAK

Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.

KALIÇ

Orak.

ORAKLAŞMAK

Orak biçimini almak.

ÇÖKELEK

Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.