Kelimeler arşivi içinde; başında "oral" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. oral ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oral ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oral olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORALILIK
ORALMIŞ
ORALIH, ORALIK, ORALİS
ORALI
ORAL
ORAL
Ağızcıl. Söze dayanan. Sözlü. Ağız yoluyla.
ORALIH
Ora, orası.
ORALILIK
Oralı olma durumu.
ORALİS
Ağza ait, ağızla ilgili olan.
ORALI
O yerden olan.
ORALMIŞ
Kale, şehir almış, zaptetmiş.
ORALIK
Ora.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YILGIN
Yılmış, korkmuş olan. Morali bozulmuş, çökmüş. Bıkmış, usanmış.
MERCAN
Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum). İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus). Bu maddeden yapılmış. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.
DEMORALİZASYON
Moral çöküntüsü.
CYCLOPOİD
Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, litoralde, bentikte bulundukları gibi bazı türleri de zooplanktonda önemli populasyonlar oluşturan bir takım.
BOZGUN
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.
AMMOSÖT
Yuvarlak ağızlılarda, kendilerini kuma gömerek yaşayan, gözleri deriyle örtülü, etsi ve dişsiz bir oral başlığı ve yutakta besin parçalarını yemek borusuna göndermeye yarayan silli hücreleri bulunan larva tipi. Yuvarlak ağızlılarda kendilerini kuma gömerek yaşayan, gözleri deriyle örtülü, etsi ve dişsiz bir oral başlığı ve yutakta besin parçalarını yemek borusuna göndermeye yarayan silli hücreleri bulunan larva tipi.
ÇOBANLAMA
Pastoral.
İDEOLOJİ
Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.
DANGIRTI
Gürültü: Dangırtı etme oralarda.
AĞIZCIL
Ağızla ilgili olan, oral.
DEMORALİZE
Morali bozulmuş.
TÖRETANIMAZLIK
Toplumca benimsenmiş töre ile ilgili değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı, immoralizm.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
TÖRETANIMAZ
Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan, immoral. Töre kurallarına aykırı olan.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
ÇÖKERTMEK
Çöktürüp oturtmak. Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak.
EŞLEKSEL
Ekvatoral.
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.
KIVAM
Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvıların koyuluk derecesi. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.
MANEVİYAT
Maddi olmayan, manevi şeyler. Yürek gücü, moral.