Sonu ORAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oral" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oral ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oral olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oral olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SUPRALİTORAL, POSTTEMPORAL, İNFRALİTORAL

11 harfli kelimeler

NÖROHUMORAL

9 harfli kelimeler

EKVATORAL, İNFRAORAL

8 harfli kelimeler

PASTORAL, PEKTORAL, POSTORAL

7 harfli kelimeler

İMMORAL, PREORAL, LİTORAL, LİNORAL, HÜMORAL, HUMORAL

6 harfli kelimeler

ADORAL, ABORAL

5 harfli kelimeler

ÇORAL, MORAL, SORAL, KORAL, ZORAL

4 harfli kelimeler

ORAL

Bazı kelimelerin anlamları

ORAL

Ağızcıl. Söze dayanan. Sözlü. Ağız yoluyla.

EKVATORAL

Gök cisimlerinin sağ açıklık ve dik açıklıklarını temel alan kurgu. Ekvator'la ilgili, eşleksel.

İNFRAORAL

Ağızın alt kısmı.

HUMORAL

Belli bir vücut sıvısı veya sıvılarıyla ilgili, onlardan ileri gelen, onlara ait olan. Bir bez veya organın kan yoluyla taşınan herhangi bir etkin maddeyle uyarılmasıyla ilgili olan.

İNFRALİTORAL

Bir gölün köklü bitkilere sahip olan derin tabakası.

NÖROHUMORAL

Sinir ucunda açığa çıkan maddeyle ilgili olan.

HÜMORAL

Vücut sıvılarıyla ilgili, vücut sıvılarına ait.

LİNORAL

Etinil lestradiolun ticari adı.

POSTTEMPORAL

Şakak (temporal) kemiğinin ardında.

SUPRALİTORAL

Suların en yüksek olduğu yüzeyin üzerinde kalan, fakat dalgaların serpintisine ve fırtınalı havalarda su basmasına maruz kalan, kara ile deniz arasındaki geçit bölgesi.

İMMORAL

Töretanımaz.

PASTORAL

Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan (edebiyat türü), çobanlama.

LİTORAL

Suların en yüksek olduğu düzeyle en alçak olduğu düzey arasında kalan, sürekli olarak suyla örtülü olmayan sahil bölgesi.

POSTORAL

Ağzın gerisinde. Ağızın gerisinde.

PREORAL

Ağzın hemen önünde yer alan. Ağızın hemen önü.

PEKTORAL

Göğse ait. Göğse veya akciğer hastalıklarına ait, göğüs hastalıklarına ilişkin.

  -   -   -  

Anlamında ORAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇOBANLAMA

Pastoral.

AHLAKÇILIK

Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.

EŞLEKSEL

Ekvatoral.

ORALILIK

Oralı olma durumu.

AĞIZCIL

Ağızla ilgili olan, oral.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

CYCLOPOİD

Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, litoralde, bentikte bulundukları gibi bazı türleri de zooplanktonda önemli populasyonlar oluşturan bir takım.

ÇÖKERTMEK

Çöktürüp oturtmak. Moral bozmak, dağınıklığa yol açmak. Bulunduğu yere yıkmak, çökmesini sağlamak.

TÖRETANIMAZ

Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan, immoral. Töre kurallarına aykırı olan.

EĞİTMEK

Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.

TÖRETANIMAZLIK

Toplumca benimsenmiş töre ile ilgili değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı, immoralizm.

AMMOSÖT

Yuvarlak ağızlılarda, kendilerini kuma gömerek yaşayan, gözleri deriyle örtülü, etsi ve dişsiz bir oral başlığı ve yutakta besin parçalarını yemek borusuna göndermeye yarayan silli hücreleri bulunan larva tipi. Yuvarlak ağızlılarda kendilerini kuma gömerek yaşayan, gözleri deriyle örtülü, etsi ve dişsiz bir oral başlığı ve yutakta besin parçalarını yemek borusuna göndermeye yarayan silli hücreleri bulunan larva tipi.

DEMORALİZASYON

Moral çöküntüsü.

MERCAN

Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum). İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus). Bu maddeden yapılmış. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.

DANGIRTI

Gürültü: Dangırtı etme oralarda.

YILGIN

Yılmış, korkmuş olan. Morali bozulmuş, çökmüş. Bıkmış, usanmış.

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

MANEVİYAT

Maddi olmayan, manevi şeyler. Yürek gücü, moral.

KIVAM

Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvıların koyuluk derecesi. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.