Kelimeler arşivi içinde; başında "onlar" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. onlar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu onlar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.
ONLARINKİ
Onların olan, onlarla ilgili olan.
ONLARCA
Pek çok, çok sayıda olan. (onla'rca) Onlara göre, onların düşüncesince.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİNCİ
Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse).
DİLÜVİYUM
Bugünkü ırmakların Dördüncü Çağdan kalma en eski alüvyonları.
CANKURTARAN
Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
DİFENBAHYA
Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
BÜTAN
Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
BİRADER
Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.
BEYAZLATICI
Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.