Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onluk" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında onluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TELEVİZYONLUK
BAŞGARSONLUK
FARMASONLUK, SAFTARONLUK, ŞAMPİYONLUK
MEGATONLUK, MONOTONLUK, TAŞERONLUK, ÇAÇARONLUK, TRİLYONLUK, GROSTONLUK
JAMBONLUK, MİLYONLUK, PATRONLUK, GARSONLUK, KAMDONLUK
LİMONLUK, BARONLUK, SEZONLUK, MASONLUK
HONLUK, DONLUK, TONLUK, SONLUK
ONLUK
ONLUK
On birimden, on parçadan oluşan. On para, on kuruş, on lira veya on bin lira değerinde olan para. On üzerinden tam not alan.
MİLYONLUK
Niceliği milyonla ölçülen. Maddi varlığı milyon değerinde olan.
MEGATONLUK
Herhangi bir megaton değerinde olan.
ÇAÇARONLUK
Çaçaron olma durumu. Çaçaronca davranış.
GROSTONLUK
Herhangi bir groston ölçüsünde olan.
JAMBONLUK
Jambon yapmaya elverişli (domuz eti).
FARMASONLUK
Masonluk.
GARSONLUK
Garson olma durumu. Garsonun görevi.
MONOTONLUK
Tekdüzelik.
BAŞGARSONLUK
Şef garsonluk.
TELEVİZYONLUK
Televizyona özgü olan, televizyon özelliği gösteren, televizyona gider özellikleri bulunan. Televizyon yayınlarının herhangi bir gereç (film, mıknatıslı görüntü kuşağı, televizyon plağı, vb.) üzerine saptanmış olarak saklandığı, korunduğu, sıralandığı yer.
SAFTARONLUK
Saftaron olma durumu.
TAŞERONLUK
Taşeronun yaptığı iş.
ŞAMPİYONLUK
Şampiyon olma durumu, bökelik.
TRİLYONLUK
Niceliği trilyonla ölçülen. Zenginliği trilyon değerinde olan.
PATRONLUK
Patron olma durumu. Patron olmaya elverişli kâğıt vb.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SER
Baş, kafa. Başkan, reis. Limonluk.
CAMEKAN
Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin. Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık. Limonluk. Hamamlarda soyunulan camlı yer. Gözlük.
SERA
Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer, limonluk, ser (II).
ŞAMPİYONA
Şampiyonluk yarışması, bökelik. Şampiyonluk, bökelik.
CAMLIK
Camlı çerçeve ile bölünmüş yer. Çiçek, sebze vb. bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk, camekân.
TAVHANE
Limonluk. Yoksulların sığındığı sıcak yer.
LOCA
Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme. Masonluk bölümlerinden her biri.
ÇÖZÜMLENMEK
Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.
SALAPURYA
Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan ticaret gemisi.
MASONLUK
Birtakım kardeşlik ilkelerini benimseyen, birbirlerini parola ve işaretlerle tanıyan, loca denilen bölümlere ayrılan kimselerden kurulu dernek. Mason olma durumu, farmasonluk.
BÖKELİK
Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona.
TEKDÜZELİK
Tekdüze olma durumu, yeknesaklık, biteviyelik, monotonluk.
STEN
Çapı 9 milimetre olan, İngiliz yapısı, hafif, kullanışı kolay bir tür makineli tüfek. Bir tonluk bir kütleye bir saniyede 1 metre hız artışı veren kuvvet ölçü birimi.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
MASON
Masonluk üyesi, farmason. Duvarcı ustası.
AŞERAT
Onluklar.
JUL
Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda 1 metre değiştiren iş birimi.
METRDOTELLİK
Başgarsonluk.
BİRİNCİLİK
Birinci olma durumu. Şampiyonluk için yapılmış olan yarışmalar.
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.