Kelimeler arşivinde; içinde "onlar" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onlar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu onlar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onlar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROKOTİLEDONLAR
KAPİTULASİYONLAR
FLOROKİNOLONLAR, NİTROZOKETONLAR, LABİRENTODONLAR
HİDROKARBONLAR
TRANSPOZONLAR, ŞİLOMİKRONLAR, NÖROHORMONLAR, KİLOMİKRONLAR
SENTROKONLAR
ELEKTRONLAR, MİLYONLARCA
KARADONLAR, SİLİKONLAR, KİNOLONLAR
İZOTONLAR, HORMONLAR, HİSTONLAR, HADRONLAR, ONLARINKİ, AMAZONLAR
FOTONLAR, ŞALONLAR, TONLARCA
ONLARCA
ONLAR
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.
LABİRENTODONLAR
(Labyrinthodonta), takımına giren ve karboniferde yaşayıp bugün soyu tükenmiş olan türleri kapsayan bir bölüm İri, yassı başlı, ağır vücutlu, semendere benzeyen hayvanlardı. İki yaşamlılardan (Amphibia) sınıfının, zırhlı başlılar (Stegocephali) takımından, eski devirlerde yaşamış ve bugün soyu tükenmiş, iri, yassı başlı, semendere benzeyen hayvanlar.
ELEKTRONLAR
Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.
TRANSPOZONLAR
Bakterilerde bulunan hareketli genetik elementler. İnsersiyon dizileri, kompozit transpozonlar ve Tn3 transpozonlar olmak üzere üç tipte görülür.
ŞİLOMİKRONLAR
Besinlerdeki triaçilgliserolleri dokulara taşıyan, protein ve fosfolipit tabakasıyla suda çözünür duruma getirilmiş triaçilgliserollerin büyük bir damlacığından oluşmuş bir plazma lipoproteini.
KİLOMİKRONLAR
Plâzmada ve diğer vücut sıvılarında bulunan ve bağırsaktan yağ dokusuna kolesterol, triasil gliseritler ve diğer lipitlerin taşınmasını sağlayan küçük lipoprotein parçacıktarı. Besin kaynaklı trigliseritleri taşıyan, büyük moleküllü lipoproteinler.
KARADONLAR
Muğla kenti, Ortaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SENTROKONLAR
Koksidiyaların hücre bölünmesi boyunca çekirdek zarında oluşan çıkıntılar.
MİLYONLARCA
Pek çok, çok sayıda.
FLOROKİNOLONLAR
Bakteriler üzerindeki etkilerini, DNAjiraz enzimini baskılayıp bölünmelerini engelleyerek ölümlerine neden olmak suretiyle gösteren, genel olarak vücut pH'sında ve yağda iyi çözünemeyen, zayıf bazik nitelikte, gram pozitif ve negatif bakteriler üzerine etkili, brusella ve mikobakteriler gibi hücre içerisine giren bakteriler üzerine de etkili, makrofajlarda interlökin I üretimini artırarak bağışıklık sistemi üzerine olumlu yönde etki gösteren, dağılım hacimleri oldukça yüksek ve özellikle insanlarda dirençli suş oluşumuna neden olduğundan dolayı hâlen ülkemizde sütü tüketilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmış, ABD'de ise gıda değeri olan tüm hayvanlarda kullanımı yasak olan ve içerisinde enrofloksasin, danofloksasin, siprofloksasin, ofloksasin ve benzerleri birçok etken maddeyi bulunduran antibiyotik grubu, kinolonlar.
SİLİKONLAR
Köpük önleyiciler.
HİDROKARBONLAR
Metan, alkan veya etilen gibi sadece hidrojen ve karbon içeren maddeler.
NÖROHORMONLAR
Salgılandıkları yerlerden uzaktaki hücreler üzerine etki eden, beyinde, nörosekresyon hücreleri tarafından salgılanan hormonlar. Nörohümor.
MİKROKOTİLEDONLAR
Kısrakta fetüs gelişiminde koryon kesesinin endometriyumla birlikte yaptığı mikroplasentomlar.
NİTROZOKETONLAR
-COC=NOH- grubunu içeren bileşiklerin genel adı.
KAPİTULASİYONLAR
Osmanlı hükümdarlarının, kendi ülkeleri içinde yabancılara tanıdıkları özel haklar ve ayrıcalıklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
BİRADER
Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
BÜTAN
Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
CANKURTARAN
Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
CİNCİ
Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse).
BEYAZLATICI
Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.
DİFENBAHYA
Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
DİLÜVİYUM
Bugünkü ırmakların Dördüncü Çağdan kalma en eski alüvyonları.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.