Kelimeler arşivi içinde; sonunda "omo" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu omo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında omo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde omo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OMO
Dalkavuk. Ömer.
LOSTROMO
Ticaret gemilerinde tayfaların başı.
PROMO
Erken yetişen, turfanda.
HOMO
Yunanca aynı anlamına gelen ön ek. Eş, türdeş anlamında Latince bir ön ek. İnsan.
MOMO
Ayı. Çocuk dilinde kurt ve benzerleri hayvanlar. Hayali, korkunç yaratık. Gerçekdışı korkunç varlık, öcü.
Bu bölümde tanımı içerisinde OMO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLMUŞ
Boş yeri kalmamış, meşbu. Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.
DİPLOİT
İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.
BAĞDAŞIKLAŞMAK
Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.
DEBRİYAJ
Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.
BİNEK
Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
BAĞDAŞIK
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
ÇÖZÜNME
Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK
Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.
BAGAJ
Yolcu yükü. Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yer. Otomobillerin yük konulabilen, genellikle arkada olan bölümleri.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
BAĞDAŞIKLIK
Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.