İçinde OMO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "omo" olan, toplam 228 tane kelime bulunuyor. İçerisinde omo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu omo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında omo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BROMODEOKSİÜRİDİN

16 harfli kelimeler

HOMOJENLEŞTİRİCİ, HOMOJENLEŞTİRMEK, HOMOPOLİSAKKARİT, KROMOARGENTAFFİN, MAMMOMONOGAMOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS, PENTATRİCHOMONAS

15 harfli kelimeler

HOMOJENLEŞTİRME, CHROMOBAKTERİUM, DİHİDROMORFENON, ENANTİYOMORFLAR, FEOKROMOBLASTOM, GİNANDROMORFİZM, İMMÜNOMODÜLATÖR, ÖZOFAGOSTOMOZİS, PARAMFİSTOMOZİS, PROTEROMONADİDA, ŞAYATHOSTOMOZİS

14 harfli kelimeler

ANTROPOMORFİZM, HOMOSEKSÜELLİK, ANKİLOSTOMOZİS, ANTROPOMORFİST, CHRYSOMONADİDA, EKHİNOSTOMOZİS, ENTEROMONADİNA, GNATHOSTOMOZİS, HOMOJENİZASYON, HOMOSEKSÜELİTE, LÖKOKROMOTRİHİ, TRİCHOMONADİDA, TRİCHOSOMOİDES, TRİKOMONOSİDAL, TRİPANOSOMOZİS, TRİTRİCHOMONAS

13 harfli kelimeler

JEOMORFOLOJİK, OTOMOBİLCİLİK, ACHROMOBACTER, DİPLOKROMOZOM, DİPLOMONADİDA, DİPLOMONADİNA, FEOKROMOBLAST, FEOKROMOSİTOM, FERROMOLİBDEN, HOMOİYOSMOTİK, HOMOİYOZMOTİK, HOMOJENİZATÖR, HOMOJENLEŞMEK, MİKROKROMOZOM, NÖROMODÜLATÖR, OKULOMOTORYUS, OTOMOTİLASYON, PENTASTOMOZİS, PROTOMONADİNA

12 harfli kelimeler

ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ENTOMOLOJİST, HOMOJENLEŞME, JEOMORFOLOJİ, KROMOTROPİZM, LOKOMOTİFSİZ, AMFİSTOMOZİS, BROMODİYALON, BROMOKRİPTİN, BUNOSTOMOZİS, ENDOMORFİZİM, ENTOMOSTRACA, FOTOKROMOJEN, FOTOMODELLİK, GİNANDROMORF, HERPETOMONAS, HETEROMORFOZ, HİSTOMONOZİS, HOMEOMORFİZM, İHTİYOMORFİK, KROMOPROTEİN, KROMOSENTRUM, MAKROMOLEKÜL, NEMATOMORPHA, PATOGNOMONİK, PROMONTORYUM, PROMOSYONSUZ, ŞİSTOSOMOZİS, TRİKOMONASİT, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

EGZOMORFİZM, ENTOMOLOJİK, HOMOSEKSÜEL, JEOMORFOLOG, LOKOMOTİFLİ, LOSTROMOLUK, PROMOSYONLU, AKOMODASYON, AKROMOTRİHİ, ANASTOMOZİS, ANDROMONOİK, BROMOURASİL, ENTEROMONAS, HOMOGAMETİK, ISCOMORPHOT, İZOKROMOZOM, KROMOİZOMER, KSEROMORFİK, MESOMORFİZM, MONOMORFİZM, PLEOMORFİZM, PSEUDOMONAS, TRİCHOMONAS

10 harfli kelimeler

ENTOMOLOJİ, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, HOMOJENLİK, İZOMORFİZM, KROMOPLAST, OTOMOBİLCİ, ADELOMORFA, APİYOSOMOZ, BROMOBUTİT, DİPLOMONAD, FİLOMORFOZ, GİNOMONOİK, HİSTOMONAS, HOMOBLASTİ, HOMOGLİKAN, HOMOJENİZE, HOMOLOTERM, HOMOPLASTİ, HOMOTALLİK, HOMOTERMAL, İSOMORFİZM, KRİSOMONAD, KROMOBLAST, KROMOJENİK, KROMOZOMİN, LOKOMOSYON, MİKSOZOMOZ, MONOMORFİK, NANNOMONAS, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

FOTOMODEL, HOMOTETİK, İZOMORFİK, KROMOSFER, LOKOMOBİL, LOKOMOTİF, NOMOGRAFİ, PROMOSYON, TOMOGRAFİ, AEROMONAS, ALELOMORF, ANASTOMOZ, APOMORFİN, ENTOMOFAJ, ENTOMOFİL, ENTOMOLOG, HOMOGAMET, HOMOGREFT, HOMOJENAT, HOMOZİGOT, KROMOFOBİ, KROMONEMA, LOHOMOTİF, NEOMORFOZ, OMOTEGATA, SÖLOMOSİT, STOMODEUM, VAZOMOTOR

8 harfli kelimeler

HOMOTETİ, KROMOZOM, LOSTROMO, OTOMOBİL, OTOMOTİV, BROMOFOS, HOMODONT, HOMOLOGİ, HOMOMORF, HOMOSERK, HOMOSPOR, KROMOFOB, KROMOFOR, KROMOJEN, KROMOMER, KROMOSİT, LAGOMORF, MEZOMORF, MONOMORF, NOMOGRAF, OTOMOFİL, PROMOTER, PROMOTOR, TOMOGRAF

7 harfli kelimeler

HOMOJEN, HOMOLOG, HOMONİM, İZOMORF, KOMODİN, KOMODOR, ÇOMOĞLU, FEROMON, GOMONİS, HOMOGEN, HOMOMER, HOMONOM, NEOMORF, SOMODER, TOMOFİL

6 harfli kelimeler

HOMOÖK, MOMOLI, MOMOLİ, TOMONİ

5 harfli kelimeler

KOMOT, SOMON, KOMOF, KOMOS, MOMOÇ, MOMOL, PROMO

4 harfli kelimeler

HOMO, MOMO

3 harfli kelimeler

OMO

Bazı kelimelerin anlamları

OMO

Dalkavuk. Ömer.

KROMOARGENTAFFİN

Bikromatlar ve gümüş nitratlarla boyanma. Kromoarjentaffin.

MAMMOMONOGAMOZİS

Geviş getiren hayvanlarda Mammomonogamus'tan kaynaklanan solunum sistemi strongilozisi.

CHROMOBAKTERİUM

Küçük, sporsuz hareketli, gram negatif ve değişik renklerde pigment oluşturan, Pseudomonaslara benzeyen, genellikle toprak ve suda bulunan, apse, ishal ve septisemi oluşturan çomak biçimli bir bakteri cinsi.

HOMOJENLEŞTİRİCİ

Yüksek basınç altında homojenleştirme işlemini yapan cihaz, homojenizatör.

NÖROŞİSTOSOMOZİS

Beyin, omurilik veya beyin zarlarında Schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. İnsanlarda genellikle Schistosoma japonicum, Schistosoma mansoni ve Schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. Sinir sisteminin S. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, S. mansoni ve S. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur.

BROMODEOKSİÜRİDİN

Virüslere karşı ilaç olarak kullanılan bir timidin analoğu. 5-bromodeoksiüridin.

HOMOJENLEŞTİRMEK

Bağdaşıklaştırmak.

PENTATRİCHOMONAS

Beş adet anteriyor falgelluma sahip, Trichomonas cinsini içeren parazitik protozoa.

GİNANDROMORFİZM

Ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme; bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi. ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme. Bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi.

DİHİDROMORFENON

Ağrı kesici etkinliği morfinin 5-6 katı olan narkotik ağrı kesici bir ilaç.

ENANTİYOMORFLAR

Ayna görüntüsü gibi, aynı fakat aksi pozda olanlar.

FEOKROMOBLASTOM

Feokromositom.

HOMOPOLİSAKKARİT

Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.

İMMÜNOMODÜLATÖR

İmmunolojik durumları ve immünopatolojik reaksiyonları istenilen etkinlik düzeyine getiren ilaç.

HOMOJENLEŞTİRME

Bağdaşıklaştırma.

  -   -   -  

Anlamında OMO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OMO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖZÜNME

Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.

DİPLOİT

İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

DEBRİYAJ

Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.

ATEŞÇİ

Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

DÜLDÜL

Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

DOLMUŞ

Boş yeri kalmamış, meşbu. Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.

CEP

Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK

Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.

ÇUHÇUH

Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.

BAĞDAŞIKLIK

Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.

BİNEK

Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.

BAĞDAŞIKLAŞMAK

Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

DENGELEYİCİ

Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.

BAGAJ

Yolcu yükü. Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yer. Otomobillerin yük konulabilen, genellikle arkada olan bölümleri.

DİFERANSİYEL

Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.