Kelimeler arşivinde; içinde "omo" olan, toplam 228 tane kelime bulunuyor. İçerisinde omo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu omo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında omo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BROMODEOKSİÜRİDİN
HOMOJENLEŞTİRİCİ, HOMOJENLEŞTİRMEK, HOMOPOLİSAKKARİT, KROMOARGENTAFFİN, MAMMOMONOGAMOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS, PENTATRİCHOMONAS
HOMOJENLEŞTİRME, CHROMOBAKTERİUM, DİHİDROMORFENON, ENANTİYOMORFLAR, FEOKROMOBLASTOM, GİNANDROMORFİZM, İMMÜNOMODÜLATÖR, ÖZOFAGOSTOMOZİS, PARAMFİSTOMOZİS, PROTEROMONADİDA, ŞAYATHOSTOMOZİS
ANTROPOMORFİZM, HOMOSEKSÜELLİK, ANKİLOSTOMOZİS, ANTROPOMORFİST, CHRYSOMONADİDA, EKHİNOSTOMOZİS, ENTEROMONADİNA, GNATHOSTOMOZİS, HOMOJENİZASYON, HOMOSEKSÜELİTE, LÖKOKROMOTRİHİ, TRİCHOMONADİDA, TRİCHOSOMOİDES, TRİKOMONOSİDAL, TRİPANOSOMOZİS, TRİTRİCHOMONAS
JEOMORFOLOJİK, OTOMOBİLCİLİK, ACHROMOBACTER, DİPLOKROMOZOM, DİPLOMONADİDA, DİPLOMONADİNA, FEOKROMOBLAST, FEOKROMOSİTOM, FERROMOLİBDEN, HOMOİYOSMOTİK, HOMOİYOZMOTİK, HOMOJENİZATÖR, HOMOJENLEŞMEK, MİKROKROMOZOM, NÖROMODÜLATÖR, OKULOMOTORYUS, OTOMOTİLASYON, PENTASTOMOZİS, PROTOMONADİNA
ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ENTOMOLOJİST, HOMOJENLEŞME, JEOMORFOLOJİ, KROMOTROPİZM, LOKOMOTİFSİZ, AMFİSTOMOZİS, BROMODİYALON, BROMOKRİPTİN, BUNOSTOMOZİS, ENDOMORFİZİM, ENTOMOSTRACA, FOTOKROMOJEN, FOTOMODELLİK, GİNANDROMORF, HERPETOMONAS, HETEROMORFOZ, HİSTOMONOZİS, HOMEOMORFİZM, İHTİYOMORFİK, KROMOPROTEİN, KROMOSENTRUM, MAKROMOLEKÜL, NEMATOMORPHA, PATOGNOMONİK, PROMONTORYUM, PROMOSYONSUZ, ŞİSTOSOMOZİS, TRİKOMONASİT, Devamını Oku »»
EGZOMORFİZM, ENTOMOLOJİK, HOMOSEKSÜEL, JEOMORFOLOG, LOKOMOTİFLİ, LOSTROMOLUK, PROMOSYONLU, AKOMODASYON, AKROMOTRİHİ, ANASTOMOZİS, ANDROMONOİK, BROMOURASİL, ENTEROMONAS, HOMOGAMETİK, ISCOMORPHOT, İZOKROMOZOM, KROMOİZOMER, KSEROMORFİK, MESOMORFİZM, MONOMORFİZM, PLEOMORFİZM, PSEUDOMONAS, TRİCHOMONAS
ENTOMOLOJİ, FOTOMONTAJ, FOTOMORFOZ, HOMOJENLİK, İZOMORFİZM, KROMOPLAST, OTOMOBİLCİ, ADELOMORFA, APİYOSOMOZ, BROMOBUTİT, DİPLOMONAD, FİLOMORFOZ, GİNOMONOİK, HİSTOMONAS, HOMOBLASTİ, HOMOGLİKAN, HOMOJENİZE, HOMOLOTERM, HOMOPLASTİ, HOMOTALLİK, HOMOTERMAL, İSOMORFİZM, KRİSOMONAD, KROMOBLAST, KROMOJENİK, KROMOZOMİN, LOKOMOSYON, MİKSOZOMOZ, MONOMORFİK, NANNOMONAS, Devamını Oku »»
FOTOMODEL, HOMOTETİK, İZOMORFİK, KROMOSFER, LOKOMOBİL, LOKOMOTİF, NOMOGRAFİ, PROMOSYON, TOMOGRAFİ, AEROMONAS, ALELOMORF, ANASTOMOZ, APOMORFİN, ENTOMOFAJ, ENTOMOFİL, ENTOMOLOG, HOMOGAMET, HOMOGREFT, HOMOJENAT, HOMOZİGOT, KROMOFOBİ, KROMONEMA, LOHOMOTİF, NEOMORFOZ, OMOTEGATA, SÖLOMOSİT, STOMODEUM, VAZOMOTOR
HOMOTETİ, KROMOZOM, LOSTROMO, OTOMOBİL, OTOMOTİV, BROMOFOS, HOMODONT, HOMOLOGİ, HOMOMORF, HOMOSERK, HOMOSPOR, KROMOFOB, KROMOFOR, KROMOJEN, KROMOMER, KROMOSİT, LAGOMORF, MEZOMORF, MONOMORF, NOMOGRAF, OTOMOFİL, PROMOTER, PROMOTOR, TOMOGRAF
HOMOJEN, HOMOLOG, HOMONİM, İZOMORF, KOMODİN, KOMODOR, ÇOMOĞLU, FEROMON, GOMONİS, HOMOGEN, HOMOMER, HOMONOM, NEOMORF, SOMODER, TOMOFİL
HOMOÖK, MOMOLI, MOMOLİ, TOMONİ
KOMOT, SOMON, KOMOF, KOMOS, MOMOÇ, MOMOL, PROMO
HOMO, MOMO
OMO
OMO
Dalkavuk. Ömer.
KROMOARGENTAFFİN
Bikromatlar ve gümüş nitratlarla boyanma. Kromoarjentaffin.
MAMMOMONOGAMOZİS
Geviş getiren hayvanlarda Mammomonogamus'tan kaynaklanan solunum sistemi strongilozisi.
CHROMOBAKTERİUM
Küçük, sporsuz hareketli, gram negatif ve değişik renklerde pigment oluşturan, Pseudomonaslara benzeyen, genellikle toprak ve suda bulunan, apse, ishal ve septisemi oluşturan çomak biçimli bir bakteri cinsi.
HOMOJENLEŞTİRİCİ
Yüksek basınç altında homojenleştirme işlemini yapan cihaz, homojenizatör.
NÖROŞİSTOSOMOZİS
Beyin, omurilik veya beyin zarlarında Schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. İnsanlarda genellikle Schistosoma japonicum, Schistosoma mansoni ve Schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. Sinir sisteminin S. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, S. mansoni ve S. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur.
BROMODEOKSİÜRİDİN
Virüslere karşı ilaç olarak kullanılan bir timidin analoğu. 5-bromodeoksiüridin.
HOMOJENLEŞTİRMEK
Bağdaşıklaştırmak.
PENTATRİCHOMONAS
Beş adet anteriyor falgelluma sahip, Trichomonas cinsini içeren parazitik protozoa.
GİNANDROMORFİZM
Ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme; bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi. ginandromorf olma durumu. Dişi ve erkek eşey karakterlerini bir arada gösterme. Bireyin bir yarısının dişi, diğer yarısının erkek karakteri göstermesi.
DİHİDROMORFENON
Ağrı kesici etkinliği morfinin 5-6 katı olan narkotik ağrı kesici bir ilaç.
ENANTİYOMORFLAR
Ayna görüntüsü gibi, aynı fakat aksi pozda olanlar.
FEOKROMOBLASTOM
Feokromositom.
HOMOPOLİSAKKARİT
Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.
İMMÜNOMODÜLATÖR
İmmunolojik durumları ve immünopatolojik reaksiyonları istenilen etkinlik düzeyine getiren ilaç.
HOMOJENLEŞTİRME
Bağdaşıklaştırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde OMO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖZÜNME
Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.
DİPLOİT
İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.
BAĞDAŞIK
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.
DEBRİYAJ
Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
DOLMUŞ
Boş yeri kalmamış, meşbu. Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK
Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
BAĞDAŞIKLIK
Bağdaşık olma durumu, mütecanislik, homojenlik.
BİNEK
Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.
BAĞDAŞIKLAŞMAK
Aynı özelliği göstermek, homojen duruma gelmek.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
BAGAJ
Yolcu yükü. Yolcu taşıtlarında yüklerin konulduğu yer. Otomobillerin yük konulabilen, genellikle arkada olan bölümleri.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.