Kelimeler arşivi içinde; sonunda "one" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu one ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında one olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde one olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PANTALONE, MOVİETONE
ABANDONE, OVERTONE, KAPİTONE, PORTMONE
ABALONE, KORDONE
VERONE, PİYONE, JAPONE, FASONE, DETONE
ABONE
SONE, HONE, KONE, LONE, DONE, BONE, TONE
ONE
ONE
Önüne.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
PANTALONE
Commedia dell'Arte türünün bön, aldatılan baba ve koca tipi. Yaşlıdır. Venedikli bir zengindir. Mesleği, çoğu kez tüccarlıktır. Arasıra da soylu kişi olarak görülür. Kendinden genç kadınlara aşık olur, ama onlardan yüz bulamaz. Giysisi önceleri kırmızı, sonraları kara bir pelerin, yarım maskedir. Ak, sivri bir keçi sakalı vardır. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunun en önemli yaşlı komik tipi. Genellikle, Venedikli bir tecimendir; varlıklı, ama cimridir. Kavga gürültüden kaçan, en çok ilgi duyduğu konulardan biri yüksek düzeydeki siyasal konuşmalardır, oysa yeteneksiz, zavallı, aynı oranda acımasız ve budaladır. Maskesi uzun, gaga burunludur. Sivri bir sakalı vardır.
PİYONE
1882'de yapılan düz yönelteçli, yatay çatılı bir çifteker türü.
JAPONE
Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi).
PORTMONE
Bozuk para cüzdanı.
KORDONE
Sim, gümüş veya ipek ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon. Üç katlı bükülmüş ipek ipliği.
ABALONE
Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
SONE
İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, on dört dizeli bir Batı şiir türü.
KAPİTONE
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş.
MOVİETONE
1926 Nisanında ABD'de ilk kez film üzerinde gerçekleştirilen optik seslendirme yöntemi.
DETONE
Kusurlu.
OVERTONE
Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması.
VERONE
Yarım akıllı.
FASONE
Çözgü veya atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş. Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARPICI
Etkili, dikkat çeken, sansasyonel. Etkili bir biçimde.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
DAMAKSILLAŞTIRMAK
Bir fonemin boğumlanma noktasını sert damağa doğru kaydırmak.
MİLYONERLİK
Milyoner olma durumu.
MAYONEZLİ
Mayonez katılmış veya karıştırılmış.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
GÜVE
Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).
KINAKINA
Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona). Bu bitkiden yapılmış olan içecek.
KAMYONETÇİ
Kamyonet kullanan kimse.
ÇARPICILIK
Çarpıcı olma durumu, sansasyonellik.
KAMYONETÇİLİK
Kamyonetçinin yaptığı iş.
HESAPLI
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.
İSKORÇİNA
Birleşikgillerden, lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan, Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki (Scorzonera).
GELENEKSEL
Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ENDONEZYALI
Endonezya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
BARBARİZM
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılmış olan büyük yanlışlık.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
İŞLEVSEL
İşlevle ilgili, fonksiyonel.