Sonu OLUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oluk" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oluk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oluk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SIYIRDIMOLUK

11 harfli kelimeler

KAVAKLIOLUK, KOMPOSTOLUK, LOSTROMOLUK, KAPAKLIOLUK, TONİLATOLUK

10 harfli kelimeler

YÜKSEKOLUK, DAKTİLOLUK, KEKLİKOLUK, İSPİRTOLUK, KURUCAOLUK, PALYAÇOLUK, TİYATROLUK

9 harfli kelimeler

ÇATALOLUK, ÇİÇEKOLUK, ÇATMAOLUK, KIZILOLUK, ÇANAKOLUK, KIRIMOLUK, GÜLLÜOLUK, DEMİROLUK, DOĞANOLUK, DUTLUOLUK, GÜZELOLUK, GÜMÜŞOLUK, GÖCENOLUK, GÖKÇEOLUK, KOVANOLUK, ALTINOLUK, YOĞUNOLUK, JİGOLOLUK, ŞEKEROLUK, SÜSMEOLUK, ŞOROLOLUK, SOĞUKOLUK, NUMANOLUK, ALACAOLUK, ARDIÇOLUK, BELENOLUK

8 harfli kelimeler

KARAOLUK, MİNTOLUK, TUNÇOLUK, UZUNOLUK, İKİZOLUK, IŞINOLUK, YEDİOLUK, KOCAOLUK, AMİGOLUK, HIRBOLUK, GAZİOLUK, ALTIOLUK, MANTOLUK, PALTOLUK, ROSTOLUK, GÜRSOLUK, ŞİŞKOLUK

7 harfli kelimeler

MAÇOLUK, ÇAMOLUK, MİÇOLUK, SÜTOLUK, ŞAROLUK, TAŞOLUK, KİLOLUK, YEROLUK, GÖLOLUK, BALOLUK, KOZOLUK, BEŞOLUK, KUZOLUK, GÜROLUK, BEYOLUK, BİSOLUK, DAYOLUK, ÇOKOLUK

6 harfli kelimeler

GOOLUK, ÜÇOLUK, AKOLUK

5 harfli kelimeler

ŞOLUK, SOLUK, ÇOLUK, TOLUK, BOLUK, DOLUK, YOLUK, FOLUK, GOLUK, KOLUK

4 harfli kelimeler

OLUK

Bazı kelimelerin anlamları

OLUK

Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru.

ÇATALOLUK

Antalya şehri, Kaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel ilinde, Anamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Cide ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri ili, Bakırdağı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DAKTİLOLUK

Daktilograf olma durumu.

TİYATROLUK

Tiyatro özelliği bulunan ya da tiyatroya uygun özellikleri olan. Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan.

YÜKSEKOLUK

İçel şehri, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

İSPİRTOLUK

İspirto yakan küçük ocak, ispirto ocağı, kamineto.

KAPAKLIOLUK

Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

PALYAÇOLUK

Palyaço olma durumu. Tavır ve davranışta güldürücülük. Palyaçonun yaptığı iş.

ÇİÇEKOLUK

Antalya kenti, Gündoğmuş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

LOSTROMOLUK

Lostromonun yaptığı iş.

TONİLATOLUK

Herhangi bir tonilato hacminde olan.

KEKLİKOLUK

Kahramanmaraş şehrinde, Göksun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SIYIRDIMOLUK

Değirmen çarkına suyun gitmesini sağlayan tahta ya da saçtan oluk.

KAVAKLIOLUK

Hatay ili, İskenderun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KURUCAOLUK

Balıkesir şehrinde, Burhaniye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir şehri, Susurluk ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KOMPOSTOLUK

Komposto veya meyve dağıtımı yapmak için kullanılan, genellikle yüksek ayaklı tabak. Komposto yapmaya elverişli olan (meyve).

  -   -   -  

Anlamında OLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

BÖĞ

Eklem bacaklılardan, soluk sarı renkli, zehirli bir tür örümcek.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

BİBERİYE

Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis).

DALDIZ

Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ÇALAKAŞIK

Soluk almadan yiyerek.

BUNALMAK

Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

BOĞUNTU

Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.

ÇÖRTEN

Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.