Kelimeler arşivinde; içinde "olum" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu olum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OLUMSUZLAŞTIRMAK
OLUMSUZLAŞTIRMA
OLUMSUZLAMA
OLUMSALLIK, OLUMSUZLUK
KOLUMELLA, HORDEOLUM, DOLİYOLUM, ÖZOLUMLUK, OLUMLULUK
BOLUMSUZ, KOLUMNAR, OLUMLAMA
OLUMLUK, OLUMCUL, SOLUMAZ, KOLUMNA, KOLUMBA, DOLUMAN, SOLUMAK, OLUMSUZ, OLUMSAL
OLUMAK, SOLUMA, OLUMUN, OLUMLU, VOLUME
DOLUM, ÇOLUM, BOLUM, SOLUM
OLUM
Ölüm. Oğlum, evladım. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay.
HORDEOLUM
Arpacık.
OLUMLULUK
Olumlu olma durumu, müspetlik.
OLUMCUL
Olacak şey.
ÖZOLUMLUK
İnsanın kendi yazdığı olumluğu.
OLUMLAMA
Olumluluğu ortaya koyma, icap.
KOLUMNAR
Hücreleri sütun biçiminde olan epitel doku. Silindirik. Hücreleri kolonlar biçiminde olan epitel dokusu. Hücreler yan yana duran domino taşlarına benzer.
OLUMSUZLAŞTIRMAK
Olumsuzlaşma işini yaptırmak.
OLUMSUZLAMA
Önermeler cebirinde, verilen bir önermenin doğruluk değerinin tersine çevrilmesi, Anlamdaş. yadsıma. Önermeler cebirinde, önüne geldiği önermenin yanlış olduğunu belirten im. Anlamdaş. yadsıma. Bir deyiş ya da örnermenin olumsuz biçimde dile getirilmesi, bk. olumlama.
DOLİYOLUM
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, gömlekliler (Tunicata) dalının, salpalar (Thaliacea) sınıfından, vücudu fıçı biçiminde, ağız ve kloakı karşılıklı uçlarda bulunan, eşeyli dölde 8, eşeysiz dölde 9 adet çember gibi kapalı kasları olan, gelişmelerinde metagenez tipi döl değişimi görülen bir cins. (Doliolum), Sölomlu hayvanlardan ikincil-ağızlılar (Deuterostomia) filumunun gömlekliler (Tunicata) dalının salpalar (Thaliacea) sınıfından bir cins. Vücudu fıçı biçimindedir. Ağız ve kloakı karşılıklı uçlardadır. Kas çember gibi kapalıdır. Bu çemberler eşeyli dölde 8, eşeysiz dölde 9 adettir. Gelişmesinde metagenez tipi döl değişimi avardır.
KOLUMELLA
Direkçik, sütuncuk.
OLUMLUK
Bir kimsenin hayatını ilgilendiren her şeyi hikâye eden yazı (OLUMLUK YAZARI, Biographe).
OLUMSALLIK
Olumsal olma durumu.
BOLUMSUZ
Tutumsuz. Kudretsiz, beceriksiz, yeteneksiz.
OLUMSUZLUK
Olumsuz olma niteliği veya durumu, menfilik, nefiy. Biçimsel olarak fiillerde "-ma/-me" ekiyle, isimlerde "değil" ile gösterilen "gerçekleşmeme, olmama, bulunmama" gibi anlamların ifadesi.
OLUMSUZLAŞTIRMA
Olumsuzlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İCAP
Gerek, gereklik, ister, lüzum. Olumlama.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
HAREKET
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
EVET
"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
GÜVERCİN
Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba).
DEĞİL
Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
IKLAMAK
Yük altında güçlükle solumak. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek.
HALKOYU
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılmış olan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy.
ISITMAK
Sıcak duruma getirmek. Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek.
FİİLİMSİ
Fiilden türetilen, olumsuzu yapılabilen mastar, sıfat-fiil, zarf-fiil vb. türleri bulunan ad, eylemsi.
HESAPLAŞMAK
Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak. Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünerek, tartışarak bir yargıya varmak. Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak.
FİİL
İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde. Oyunda arkadaşlarına baş olan çocuk.
HALLETMEK
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak. Cinsel ilişki kurmak. Bir cismi bir sıvı içinde eritmek. Bir yemeği yenecek duruma getirmek. Çözmek. Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak.
HAYIR
"Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı. Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.