OLUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oluk" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. oluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

OLUKLUKISAÇ

10 harfli kelimeler

OLUKLUÇİVİ, OLUKKOYAĞI, OLUKLAŞMAK

9 harfli kelimeler

OLUKPINAR, OLUKLANIM, OLUKLAŞMA

8 harfli kelimeler

OLUKYANI, OLUKMAĞI, OLUKKAYA, OLUKDERE, OLUKBAŞI

7 harfli kelimeler

OLUKLAR, OLUKÇUK, OLUKMAN, OLUKÖZÜ, OLUKTAŞ

6 harfli kelimeler

OLUKLU

4 harfli kelimeler

OLUK

Bazı kelimelerin anlamları

OLUK

Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru.

OLUKÇUK

Küçük oluk. Bazı organların yüzeyinde bulunan çentikler.

OLUKYANI

Şanlıurfa kenti, Payamlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

OLUKLUKISAÇ

Ağız kısımları yassı olan kıskaç. (Yalvaç Isparta).

OLUKLAŞMA

Oluklaşmak işi.

OLUKKOYAĞI

İçel ili, Gülek nahiyesine bağlı bir yer.

OLUKKAYA

Kayseri kenti, Pınarbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

OLUKLAŞMAK

Oluk durumuna girmek, oluk görünümü almak.

OLUKLAR

Bingöl şehri, Yamaç bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

OLUKMAĞI

El dolkuması kadın bel kuşağı. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

OLUKLUÇİVİ

Büyük başlı çivi.

OLUKBAŞI

Aydın ilinde, Bozdoğan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli kenti, Kelekçi Bucağı. Kastamonu ilinde, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla şehrinde, Milâs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop ili, Durağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Hafik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

OLUKPINAR

Afyon ili, İscehisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Ankara kenti, Temelli bucağına bağlı bir bölge. Erzincan ilinde, Alpköy nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Karaman ili, Ermenek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya ilinde, Ilgın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

OLUKDERE

Gümüşhane ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

OLUKMAN

Bursa şehrinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas ilinde, Divriği ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Karaçayır nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat kenti, Zile belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

OLUKLANIM

Kovuklu bir ortam içinden, fazladan akış sağlanması.

  -   -   -  

Anlamında OLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

BUNALMAK

Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

ÇÖRTEN

Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.

BÖĞ

Eklem bacaklılardan, soluk sarı renkli, zehirli bir tür örümcek.

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

DALDIZ

Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

BİBERİYE

Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis).

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

ÇALAKAŞIK

Soluk almadan yiyerek.

BOĞUNTU

Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.