Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ola" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ola ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ola olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ola olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HOLOMETABOLA, SANGUİNİCOLA
KARAMANDOLA, CYSTİDİCOLA, KARAKONCOLA
HEPATİCOLA, KARMANYOLA, KASTANYOLA, SALMİNCOLA, PASAPAROLA, İKTİYOKOLA
ARENİKOLA, HOŞKOKOLA, TEPSİKOLA
FRANSOLA, FASCİOLA, OBURMOLA, GARAVOLA, HEYAMOLA, ONCİCOLA, YIRAĞOLA, TİRAMOLA
ACABOLA, KAVEOLA, PİRZOLA, KINCOLA, KANĞOLA, PERGOLA, KARYOLA, VARDOLA, ROZEOLA, FOVEOLA, FASİOLA, ÇİÇHOLA, HAYROLA
REZOLA, PAROLA, SOSOLA, NOHOLA, PANOLA, KANOLA, KAÇOLA, ŞOKOLA, VİYOLA, AREOLA, BOROLA, VOVOLA
EBOLA
MOLA, KOLA, SOLA, NOLA, HOLA, TOLA, GOLA, VOLA, FOLA, ÇOLA, YOLA, ZOLA
OLA
OLA
Acaba: Gelir mi ola?. Erkeklere seslenme ünlemi. Ulan!. Belki, -mi acaba, ihtimal.
TEPSİKOLA
Pepsikola.
SALMİNCOLA
Erkekleri dişilerine göre daha küçük boyda, sefalotoraksla gövdesi aynı uzunlukta olan ve dorsal karapaksı bulunmayan, gövdesi sefalotorakstan daha belirgin biçimde segmentli olan Crustacea sınıfına ait bir parazit cinsi.
CYSTİDİCOLA
Balıkların hava kesesi ve seyrek olarak da özefagusunda yerleşen bir nematot cinsi.
KARAKONCOLA
Karakış.
HOŞKOKOLA
Sert kar, dolu: Hoşkokola yağıyor.
HEPATİCOLA
Vücutları kapillar, ağız yapıları basit bir nematot cinsi. Capillaria.
SANGUİNİCOLA
Balık kan kurdu.
KASTANYOLA
Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol.
HOLOMETABOLA
Endopterigotlar.
KARAMANDOLA
Genellikle ayakkabı yüzü yapılmış olan bir tür sağlam ve parlak kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
KARMANYOLA
Şehir içindeki ıssız yollarda ölümle korkutarak yapılmış olan soygunculuk.
ARENİKOLA
Kıllı ayaklılar (Chaetopoda) sınıfının, çok kıllılar (Polychaeta) takımından, 10-15 cm kadar uzunlukta, vücudunun orta parçasının sırt bölgesindeki bazı bölütlerde kırmızı renkli dallı solungaçlar bulunan, kumlar içinde yaşayan bir halkalı solucan türü. (Arenicola) : Kıllı-ayaklılar (Chaetopoda) sınıfının çok-kıllılar (Polychaeta) takımından bir halkalı kurt cinsi. Uzunluğu 10-15 cm. olabilir. Vücudunun orta parçasının sırt bölgesindeki belirli bölütlerde kırmızı renkli dallı solungaçlar bulunur. Kumların içinde U biçiminde borularda yaşar. Olta yemi olarak kullanılır.
İKTİYOKOLA
Balık tutkalı.
PASAPAROLA
Bir birliğe verilen ve ağızdan ağıza bütün askerlere yayılan emir.
FRANSOLA
Güzel kokulu, beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ABAJURLU
Abajuru olan.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABALI
Aba giymiş olan.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.