Kelimeler arşivi içinde; sonunda "okşama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu okşama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında okşama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde okşama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OKŞAMA
OKŞAMA
Okşamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKŞAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEPELEMEK
Okşamak.
SEVMEK
Sevgi ve bağlılık duymak. Çok hoşlanmak. Okşamak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek. Yerini, şartlarını uygun bulmak.
KÜLHANİ
Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta. Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü.
POLİTİKA
Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
OKŞAYIŞ
Okşama işi.
DANDANNAMA
Nazlatma, okşama.
OKŞATMAK
Okşama işini yaptırmak.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
SARMAK
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.
APILAMAK
Sendelemek. Okşamak, gönlünü boş etmek.
SIVAMAK
Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.
AYMALAMAK
El ile karıştırarak sıvı hale getirmek. Yolmak, tırmalamak, kabaca okşamak.
HELLELEMEK
Hoş tutmak, okşamak: Çocuğu çok helleleyip durma öyle şımartacaksın.
TAPIKLAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak, tapışlamak. Tıpışlamak.
CEZALET
(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).
SIVAZLAMAK
Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek. Okşamak.
NEVAZİŞ
İltifat, gönül alma, okşama.
KUZUM
okşamalık, yalvarma veya dikkat çekme anlamları taşıyan bir seslenme sözü.
OKŞANMAK
Okşama işine konu olmak.
OKŞANTI
Okşama.