Kelimeler arşivi içinde; başında "okşama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. okşama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu okşama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde okşama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OKŞAMA
Okşamak işi.
OKŞAMALIK
Gönül okşayıcı özelliği olan.
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde OKŞAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEVAZİŞ
İltifat, gönül alma, okşama.
HELLELEMEK
Hoş tutmak, okşamak: Çocuğu çok helleleyip durma öyle şımartacaksın.
SIVAMAK
Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.
KUZUM
okşamalık, yalvarma veya dikkat çekme anlamları taşıyan bir seslenme sözü.
CEZALET
(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).
AYMALAMAK
El ile karıştırarak sıvı hale getirmek. Yolmak, tırmalamak, kabaca okşamak.
DANDANNAMA
Nazlatma, okşama.
OKŞAYIŞ
Okşama işi.
OKŞANMAK
Okşama işine konu olmak.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
TAPIKLAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak, tapışlamak. Tıpışlamak.
SIVAZLAMAK
Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek. Okşamak.
SARMAK
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.
APILAMAK
Sendelemek. Okşamak, gönlünü boş etmek.
OKŞANTI
Okşama.
KÜLHANİ
Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta. Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü.
POLİTİKA
Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.
SEVMEK
Sevgi ve bağlılık duymak. Çok hoşlanmak. Okşamak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek. Yerini, şartlarını uygun bulmak.
LEPELEMEK
Okşamak.
OKŞATMAK
Okşama işini yaptırmak.