İçinde OKŞAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "okşama" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde okşama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu okşama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında okşama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OKŞAMA

Okşamak işi.

OKŞAMALIK

Gönül okşayıcı özelliği olan.

YOKŞAMAK

Eskimek, yıpranmak, kağşamak.

OKŞAMAK

Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.

  -   -   -  

Anlamında OKŞAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKŞAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEPELEMEK

Okşamak.

AYMALAMAK

El ile karıştırarak sıvı hale getirmek. Yolmak, tırmalamak, kabaca okşamak.

OKŞATMAK

Okşama işini yaptırmak.

POLİTİKA

Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

SIVAZLAMAK

Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek. Okşamak.

NEVAZİŞ

İltifat, gönül alma, okşama.

DANDANNAMA

Nazlatma, okşama.

TAPIKLAMAK

Birini beğenerek arkasını okşamak, tapışlamak. Tıpışlamak.

KUZUM

okşamalık, yalvarma veya dikkat çekme anlamları taşıyan bir seslenme sözü.

KÜLHANİ

Külhanbeyi, kabadayı, serseri, hayta. Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü.

SIVAMAK

Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.

SEVMEK

Sevgi ve bağlılık duymak. Çok hoşlanmak. Okşamak. Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek. Yerini, şartlarını uygun bulmak.

HELLELEMEK

Hoş tutmak, okşamak: Çocuğu çok helleleyip durma öyle şımartacaksın.

AVSUNLAMAK

Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.

OKŞAYIŞ

Okşama işi.

OKŞANTI

Okşama.

CEZALET

(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).

SARMAK

Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.

APILAMAK

Sendelemek. Okşamak, gönlünü boş etmek.

OKŞANMAK

Okşama işine konu olmak.