Sonu OKAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "okal" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu okal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında okal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde okal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

STREPTOKOKAL

5 harfli kelimeler

ÇOKAL, LOKAL, VOKAL, BOKAL, FOKAL, HOKAL, KOKAL, SOKAL, TOKAL

4 harfli kelimeler

OKAL

Bazı kelimelerin anlamları

OKAL

"Okunu al, savaşa hazırlan" anlamında kullanılan bir isim".

HOKAL

Toprak damlı evlerin tahta saçağı. Duvarın üzeri.

KOKAL

Dizkapağı.

BOKAL

Bakkal.

ÇOKAL

Savaşlarda giyilen zırh.

TOKAL

Erişkin, olgun.

LOKAL

Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.

FOKAL

Odaksal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. Belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. Hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.

VOKAL

Sesle ilgili. Ünlü. İyi işlenmiş, düzenlenmiş ses.

STREPTOKOKAL

Streptokok veya sterptokoklarla ilgili olan. Sterptokokların neden olduğu, streptokoklara bağlı olan. Streptokok'a benzeyen.

SOKAL

Sakal.

  -   -   -  

Anlamında OKAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İDEOTİP

Tip lokalitesi dışında bir yerden toplanıp tip örneği ile karşılaştırılarak teşhis edilen örnek.

METATİP

Holotip ile aynı lokaliteden toplanıp holotiple karşılaştırılarak tanımlanan örnek, orijinal tanımı yapan araştırıcı tarafından tip lokalitesinden toplanan örnek. Holotiple aynı lokaliteden toplanıp, holotiple karşılaştırılarak tanımlanan örnek.

MERSİNGİLLER

İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.

MİYASTENİ

Yangı, distrofi veya merkezi veya çevresel sinirlerde herhangi bir patolojik değişim bulunmaksızın, iskelet kaslarının geçici ve geriye dönüşümlü zayıflığı. Hipokalsemi, hipoglisemi, hipofosfotemi ve kimi bitkisel zehirlenmeler evcil hayvanlardaki miyasteni örnekleridir.

SITMAAĞACI

Okaliptüs ağacı.

TOKALAŞMA

Tokalaşmak işi.

DİLÇİK

Kolay ve inandırıcı konuşan. Çok konuşan. Av köpeklerinin dillerinde olan bir hastalık. Kuş, fare ve benzerleri hayvanları yakalamak için kullanılan kapanların emniyet düzeni. Kemer ve ayakkabı tokalarındaki madeni dil şeklindeki çıkıntı.

GARİPDOS

Okaliptüs.

KOALA

Avustralya'da yaşayan, okaliptüs yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir memeli türü (Phascolarctos cinereus)..

DELOKALİZE

Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.

LOKALİZE

"Yerini ve niteliğini belirlemek, sınırlamak" anlamındaki lokalize etmek , "yeri ve niteliği belirlenmek, sınırlanmak" anlamındaki lokalize olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

KUADRİVALENT

Heterozigot resiprokal translokasyon taşıyan bir bireyde dört homolog kromozomun mayozda bir araya gelmesi ile oluşan yapı.

KALSİTONİN

Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak, hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir polipeptit hormon. Tiroit bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandıran bir hormon. Tiroit bezinin parafoliküler hücre veya C hücreleri tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandırarak hücre dışı sıvılardaki kalsiyum miktarını düşüren bir hormon, tirokalsitonin. Son yıllarda özellikle somon balığından elde edilen ve osteoporozun tedavisinde kullanılan ve ana etkisi kalsiyumun kemiklerden salınımını engellemek olan hormon yapılı ilaç.

ÜNLÜ

Ün salmış olan, şöhretli, meşhur, şanlı, namlı, namdar, anlı şanlı. Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan ses, sesli, sesli harf, vokal: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

ORDUEVİ

Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı.

HAMARTOM

Normal yapılı dokuların yer olarak uygun olmayan lokalizasyonlarda bulunması sonucu oluşan tümör benzeri yapılış bozukluğu. Doku elemanlarının normal dışı dağılımı veya doku elemanlarından birinin oranında görülen anormallikle belirgindir. Hamartomun bileşenleri koristomdan farklı olarak normal lokalizasyondadır.

DERNEKEVİ

Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal.

YEREL

Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

YÖRESEL

Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal. Belli bir yöreye özgü.

ODAKSAL

Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.